Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6184 E. 2024/7875 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6184
- Karar No
- 2024/7875
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2020/876 E., 2022/523 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (e), (f) bendi uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. 2.Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bendi , 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarih ve 2020/876 Esas, 2022/523 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilebileceğine ilişkindir. 2.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, istinaf mahkemesinin kabulünün somut olaya uygun olmadığına, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, olay günü evinin bahçesinde arkadaşlarıyla birlikte alkol aldığı, arkadaşlarının evlerine gitmesinden sonra kendi evinin içerisine girdiği ve resmi nikahlı eşi olan şikayetçi Sabriye ile tartışmaya başladığı, eşini yaraladığı, tehdit içeren sözler söyleyip hakarette bulunduğu ve eşini evden kovduğu, şikayetçi Sabriye' nin müşterek çocuklarıyla birlikte evden ayrılmak istemesi üzerine şikayetçiye çocukları götüremeyeceğini söylediği, şikayetçinin polise ihbarıyla olay yerine gelen polis memurlarına karşı görevlerini yapmalarını engellemek için tehditte bulunduğu ve evin kapısını kilitleyerek mağdur çocukların evden çıkmalarını önleyerek hürriyetlerini kısıtladığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın, yaşı küçük mağdur çocuklarını evden çıkarmayarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "...yaşı küçük mağdurlarının kendi evlerinde anneleri olan katılan ... ve sanık olan babaları ile birlikte bulundukları sırada, sanığın eşi ile tartışmalarının kavgaya dönüşmesi üzerine olay yerine gelen katılan polis memurlarının adli olay sebebiyle işlem yapmasını engellemek amacına yönelik yaşı küçük mağdurları vermeyeceğini elinde bıçak ile tehdit sözleriyle söylemesinin görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olduğu, kaldı ki yaşı küçük mağdurların olay sırasında dışarıya çıkmak isteyip istemediklerinin dosyaya yansımadığı, dolayısıyla sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin kanunda düzenlenen suç tanımına uygun olmadığı anlaşılmakla beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. İş bu aşağıda açıklanan hüküm CMK'nın 303/1 maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlanması gerekmediğinden CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince hukuka aykırılık giderilmek suretiyle yerel mahkemece verilen hükmün bozulmasına ve dosyadaki tüm deliller ve yargılamanın tüm aşamaları gözönüne alındığında duruşma açılmaksızın sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, şikayetçi beyanları, tanık anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan kurum vekilinin, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilebileceğine, katılan ... vekilinin, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, istinaf mahkemesinin kabulünün somut olaya uygun olmadığına, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 30.03.2022 tarih ve 2020/876 Esas, 2022/523 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.