Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6182 E. 2023/10541 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6182
Karar No
2023/10541
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/40 E., 2022/1647 K. SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜMLER : Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2021 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır. 2. Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, katılanın hisse sahibi olduğu suça konu taşınmazla ilgili olarak taşınmazı kullanan şirketle bir anlaşmasının bulunmadığına, hissesinin kullanılmasına muvafakatının bulunmadığına söz konusu şirket hakkında açılan davada ecri misil ve haksız müdahalenin meni kararı verildiğine, sanıkların haksız kullanımının Bodrum 4. Asliye Hukuk mahkemesi kararının icraya verilmesi ile kesintiye uğratıldığına, daha sonra yeniden otopark yapılarak işgalin devam ettiğine, şikayetinde bu nedenle süresinde yapıldığına, suçun unsurlarının tamamlandığına, sanıkların yetkilisi olduğu şirket tarafından taşınmazın tamamının otopark olarak kullanıldığının delillerle sabit olduğuna, söz konusu taşınmazın çevresinin duvarla çevrilip içine vale konulmasından dolayı katılanın taşınmazından faydalanamadığına, eylemin hukuki ihtilaf olarak nitelendirilemeyeceğine, katılanın hakkının söz konusu şirket tarafından kullanımının bir hakka dayanmadığına, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay katılanın ... Mah. 1205 Ada 67 Parselde bulunan taşınmazda hisse sahibi olduğu, bahse konu hissesinin 280, 64 m2'ye tekabül ettiği, katılan ile ... Özel Sağlık Hizmetleri Ve Sağlık Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında müdahelenin meni davası nedeniyle husumet bulunduğu, söz konusu şirkette yetkili olarak bulunan sanıkların mahkeme kararına riayet etmeyerek, katılanın rızasına aykırı olarak taşınmaz üzerine otopark inşa ettirmek suretiyle işgalde bulundukları iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılanın beyanına göre dava konusu taşınmazın katılana miras yolu ile intikal ettiği ve katılanında diğer mirasçılar ile birlikte taşınmazın paylı maliklerinden biri olduğu, taşınmazdaki pay sayısı nedeni ile taşınmazda sanığa düşen alanında metre kare ölçüsü dikkate alınarak katılan tarafından fiili olarak kullanımının söz konusu olmadığı, katılanın bilgisi dahilinde ancak rızası olmadan diğer maliklerin taşınmazı sanıkların yönetim kurulunda bulunduğu hastaneye kiraladıkları, katılanın ise sözleşme kendi rızası dışında yapıldığı için sanıkların yönetim kurulunda bulunduğu hastanenin yöneticilerinden şikayetçi olduğu anlaşılmıştır. Katılanın diğer malikler ve hastane yönetim kurulu ile aralarında hukuk davaları vardır. Buna ilişkin dava dosyası bu dosya arasına alınmıştır. Sanıklar suçlamayı kabul etmemişler ve özetle sözleşmeye dayalı olarak bahsi geçen yeri otopark olarak kiraladıklarını zaten taşınmazın paylı maliklerinden birinin de hastane olduğunu beyan etmişlerdir. Taraf beyanları ve dosya arasındaki delillerden taraflar arasındaki uyuşmazlığının hukuki uyuşmazlık olduğu, sanıkların yönetim kurulunda bulunduğu hastanenin bir sözleşmeye dayanarak bahsi geçen alanı otopark olarak kullandıkları, uyuşmazlığının hukuki olduğu anlaşıldığından sanıkların beraatlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Katılanın Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.2015 günlü 2014/463 Esas sayılı dosyası ile dosyanın sanıklarına karşı Men-i Müdahale davası açtığı, sanıkların söz konusu araziyi kullanımının bugüne kadar kesintisiz devam ettiğinin anlaşıldığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/8-240 Esas 2020/193 sayılı kararında da belirlendiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki takibi şikayete bağlı olan suçtan hüküm kurulmuş olup, bu suçun aynı Kanunun 73üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 aylık şikayet süresine tabi olduğu, katılanın şikayet hakkının 6 aylık kanuni süresi içinde kullanılmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıkların eyleminin mütemadi suç olup temasının kesildiği ana kadar ya da iddianame düzenleninceye kadar devam ettiği nazara alınarak yargılamaya devamla delillerin araştırılıp suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken düşme kararı verilmesi ve 09.04.2021 tarihli iddianame, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamından ... Özel Sağlık Hizmetleri Ve Sağlık Malzemeleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin suça konu taşınmazı otopark olarak kullanırken Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının icraya verilmesi neticesinde icra dairesi kanalıyla otoparkın kal'inin yapıldığı ancak söz konusu şirketin aynı taşınmaza tekrar otopark yapıp kullanmaya başladığı anlaşılmakla, söz konusu icra dosyası ve infaz evrakları getirtilip incelenip, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 290 ıncı maddesine uygun olup olmadığı da tartışılıp sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde hakkı olmayan yere tecavüz suçundan düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/6182, K. 2023/10541, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-6182-e-2023-10541-k-e827c430873f