Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/12607 E. 2023/10456 K. – Parada Sahtecil
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12607
- Karar No
- 2023/10456
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/179 E. 2018/202 K. SUÇ : Parada Sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2006 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca dava açılmıştır. 2. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2006 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin 2 nci fıkrası, 3 üncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 20 gün adli para cezası ( 400,00 TL ) ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2006 tarihli ve 2006/129 Esas, 2006/363 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06.10.2010 tarihli ve 2008/14275 Esas, 2010/11185 Karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında verilen ertelenen hapis cezasına ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2010 tarihli ve 2010/355 Esas, 2010/326 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan tekrar 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca neticeten 1 yıl 8ay hapis ve 20 gün adli para cezası ( 400,00 TL) ile cezalandırılmasına ayrıca hakkındaki mahkumiyet hükmünün de açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Mahkumiyet hükmü itiraz yasa yoluna başvurulmadan 07.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir. 5. Sanık ... açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünde öngörülen denetim süresi içerisinde genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunu 21.12.2015 tarihinde işlemesi nedeniyle Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2016/100 Esas, 2018/68 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 6 ay hapis cezası almış ve cezası 19.03.2018 tarihinde kesinleşmiştir. 6. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/179 Esas, 2018/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanarak neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 20 gün karşılığı (400,00 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun sübutuna, mahkumiyetine yeterli delil olmadığı sebeplerine ilişkin olarak sanığın öncelikle beraat etmesi gerektiğine; mahkeme aksi kanaatte ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın müştekiden olay günü aldığı benzin karşılığında 50,00 TL sahte para vermesi ve müştekinin durumu ihbar etmesi üzerine jandarmanın sanık ... ve temyiz dışı diğer sanıkların bulunduğu araçta ve evlerinde arama yapması ile toplam 28 adet banknotun ele geçirilmesi ile sanığın parada sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. T.C. ... Bankası İzmir Şubesinin Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun 06.03.2006 tarih ve 194/3 raporu ile sanığın evinde ve bulunduğu araçta yapılan aramada A.8 6....6 ve B.4 3....2 seri numaralı 100,00 TL'lik iki adet banknotun sahte olduğu ve ele geçirilen 15 adet 50,00 TL'lik sahte banknottan 12 tanesinin seri numaralarının aynı olduğu, sahte paraların aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. 3. Sanık savunmasında, bahse konu sahte paraları İstanbul'da tanımadığı kişilerden sahte olduğunu bilmeden aldığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4. Sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirlenmiştir. 5. Sanığın açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünde öngörülen denetimli serbestlik süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği ve bu suretle denetim yükümlülüklerine aykırı davrandığı belirlenmiştir. Sanığın işlediği genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçu nedeniyle neticeten 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. IV. GEREKÇE 1. Oluş, tüm dosya kapsamı, olay tutanakları ve Türkiye Cumhuriyeti ... Bankasınca düzenlenen rapor, sanık beyanları, suça konu sahte paraların yapılan aramada ele geçirilmesi ve ele geçirilen sahte paraların seri numaralarının aynı olması birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve aşağıdaki belirtilen hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilamı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde, bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilen 28.09.2006 tarihli hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı olarak erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi aykırı bulunmuştur. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak yukarıda belirtilen hukuka aykırılıkların 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2 ve 3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasında yer alan "24 gün" ibaresinin "5 gün", hükmün ikinci fıkrasında yer alan "20 gün" ibaresinin "4 gün", hükmün üçüncü ve beşinci fıkralarında yer alan "400,00 TL" ibaresinin "80,00 TL" hükmün sonuç cezanın belirlendiği bölümünden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakları gözetilerek verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2023 tarihinde karar verildi.