Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/12405 E. 2023/2702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/12405
Karar No
2023/2702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2593 E., 2018/2039 K. SUÇ : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Reşadiye Cumhuriyet Başşsavcılığı'nın, 18.01.2017 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. Reşadiye Asliye Ceza Mahkemesinin, 22/11/2017 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2018 tarihli ve 2017/2593 Esas 2018/2039 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek hakkı olmayan yere tecavüz suçundan beraatine dair hükmün 5271 sayılı Kanun 280 inci ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; Hazinenin katılma hakkı olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü 1. Dava konusu olay, sanığın ... Beldesi ... Yaylasında ve ... Beldesi Yaylasında meraya ev yapmak suretiyle tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir. 2. ... Belediye Başkanlığı'nın cevabi yazısında ... Mahallesi Yaylası ... idari sınırları içinde olup ... Köyü 24.09.2013 tarihi itibariyle ... Belediyesine ... Mahallesi adı altında müstakil mahalle olarak bağlandığının bildirildiği dolayısıyla suç tarihi olan 18.01.2017 tarihi itibariyle sanığın tecavüz ettiği yerin, belediyeye tahsis edilen ve belediye sınırları içerisinde kalan taşınmaz olduğu anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü Sanığa dededen babadan kalma evin bulunduğu, sanığın bu ev yıkılınca 15 yıl önce yerine iki katlı kargir bina yapıp etrafını da çevirerek bahçe haline getirdiği, her ne kadar suça konu meranın bulunduğu Keteneği köyünün 24.09.2013 tarihi itibari ile ... Belediyesine "... Mahallesi" adı altında müstakil mahalle olarak bağlanıp köy tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmakta ise de; 6360 sayılı Yasanın suçun unsurlarını değiştirmediği gözetildiğinde anılan yasadan önce işlenen fiillerin suç niteliği devam ettiği ve Büyükşehir Belediyelerinin kurulmasına ilişkin 2972 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra da, yürürlük tarihinden önce işlenen fiiller suç olmaya devam edeceğinden sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Anayasa Mahkemesi'nin, 02/08/2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/04/2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında aynı Kanun'un 250 inci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2018 tarihli ve 2017/2593 Esas 2018/2039 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/12405, K. 2023/2702, T. 02.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-12405-e-2023-2702-k-c57cd4906e5c