Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/931 E. 2026/1526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/931
Karar No
2026/1526
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/623 E., 2023/493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/757 E., 2021/240 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.08.2010 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 14 27... parsel, ..... Blok, ...... Kat, .... No.lu bağımsız bölümü satın aldığını, satış bedeli olan 90.000,00 TL'yi dava dışı yükleniciye ödediğini ve taşınmazda ikâmet etmeye başladığını, yüklenicinin tapu devrini yapmadığını, piyasaya olan borçları nedeniyle taşınmazın tapu kaydı üzerine peş peşe yüklü hacizler gelmeye başladığını, müvekkilinin bu durumdan haberdar olur olmaz Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/283 Esas sayılı dosyası ile yüklenici aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtığını ve taşınmazın tapu kaydı üzerine üçüncü şahıslara devir ve tescilini önlemek maksadı ile 30.07.2012 tarih ve 2012/283 Esas, 2012/452 Karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu, taşınmazın tapu kaydının müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini ve kararın 26.11.2012 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin kararı aldıktan sonra ve dava devam ederken tapuya hacizler işlenmeye devam ettiğini, tüm bu hacizlerin kaldırılması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının 31.07.2012 tarihinde tescil edildiğini, bu tarihten itibaren de alacaklı ...'ya ait dosya ile başlayan ve devam eden hacizlerin sıralandığını, bu hacizlerin ihtiyati tedbir şerhinden sonraki bir tarihte konulmuş olduğundan bu alacaklıların taşınmazın mülkiyetinin nizalı olduğunu bile bile haciz koydurdukları kabul edilerek kötü niyetli olduklarından 31.07.2012'den sonraki tüm hacizlerin fekkinin gerektiğini, 31.07.2012 tarihli Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/283 Esas sayılı dosyasından önce konulmuş olmakla birlikte 2004 saylı İcra İflas Kanunu'nda belirtilen yasal süreler içerisinde satış yoluna gidilmeyerek haczi düşen ancak yeniden haciz konulan hacizlerin de tapu sicilinden terkine karar verilmesi ayrıca Edremit 2. İcra Müdürlüğünün 2012/2676 Esas sayılı cebri satış şerhinin de müvekkiline ait olan taşınmaz üzerinden terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddiasının yersiz ve gerçekleri yansıtmadığını, dava dilekçesinin 5. maddesinde belirttiği müvekkil ... ve temlik alacaklısı ...’a ait Edremit 1. İcra Müdürlüğünün 2011/2486 Esas (yeni Edremit İcra Müdürlüğünün 2018/18758 Esas sayılı) dosyasında tapu kaydı üzerine konulan 23.01.2012 tarihli haczin düşmediğini, hâlen devam ettiğini, davaya konu Edremit 2. İcra Müdürlüğünün 2012/2676 Esas (yeni Edremit İcra Müdürlüğünün 2018/3530 Esas sayılı) dosyasında sayılı icra dosyası ile satıldığını, satış parası dağıtımı ile ilgili yapılan alacaklılar listesine taraflarca yapılan itiraz sonucunun Edremit İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/2 63... Esas sayılı davalar açıldığını ve devam ettiğini beyanla, davanın müvekkilleri yönünden reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre kamu alacağının tahsili amacıyla kamu gücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olarak tesis edilen haciz işleminin idari bir işlem niteliği taşıdığından işbu davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesi kapsamında görüm ve çözümünde idari yargı ve vergi mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının iddialarının haksız, mesnetsiz ve soyut olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalılar Ümraniye ve ...Vergi Dairesi Müdürlükleri vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerine 6183 sayılı Kanun'a göre kamu alacağının (vergi borcunun) tahsili amacıyla kamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen haciz işlemi idari bir işlem niteliği taşıdığından, işbu davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-a maddesi kapsamında görüm ve çözümünde idari yargı ve vergi mahkemeleri görevli olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, zira; vergi dairesince konulan haczi, genel mahkemelerin değil, vergi mahkemesinin kaldırılabileceğini, davacının iddialarının haksız, mesnetsiz ve soyut olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyanla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, müvekkil Kurumun kayıtlarında işlem gören ... İnş. Taah. Teks. Gıda Turz. Mer. Pls. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun'a istinaden icra takibi başlatıldığını, icraya konu borçların tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra 6183 sayılı Kanunun'un 62. maddesine göre borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen veya üçüncü şahısların elindeki menkul ve gayrimenkul mallarından alacak ve haklarından borca yetecek miktarın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce/Sosyal Güvenlik Merkezince haczolunduğunu, borçlunun mal bildiriminde bulunmasa dâhi Sosyal güvenlik İl Müdürlüğü/Sosyal Güvenlik Merkezinin borçlunun, kendi veya üçüncü şahıslar elindeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarından Kurum alacağını karşılayacak miktarlarını başka bir işleme gerek kalmaksızın haczedebildiğini, Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğümüze Şirketin 22.11.2018 tarihli güncel borcunun 444.788,44 TL olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 5. Davalı...İnş. Malz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilleri cevap dilekçesinde; Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.2012 tarihli ve 2012/283 Esas, 2012/452 Karar sayılı kararında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan hacizlerin fekkine ilişkin bir karar bulunmadığını, mahkeme kararının sadece tescile yönelik olduğunu, tescil öncesinde taşınmaz üzerinde bulunan takyidatların kaldırılmasına ilişkin herhangi bir mahkeme kararı olmadığını, müvekkili Şirketin davacının belirtilen taşınmazı mahkeme kararı ile adına tescil ettirdiğinden haberi dâhi olmadığını, davacının dava açmasında hukuki yararı olmadığını, davacının öncelikle taşınmaz üzerinde takyidatları bulunan icra dosyalarına müracaat etmesi gerktiğini, icra müdürlükleri tarafından taleplerinin reddedilmesi hâlinde, İcra Hukuk Mahkemesine müracaat etmek sureti ile hacizlerin kaldırılması yolunu kullanması gerektiğini, davacının hukuki yararı olmadığı hâlde dava açtığını beyanla, müvekkili yönünden davanın reddini talep etmiştir. 6. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava müvekkili açısından haksız ve kötü niyetli olup kabul etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava dışı ... Çinko'dan alacaklı olduğunu, bu alacağının tahsiline yönelik olarak Edremit 2. İcra Müdürlüğünün 2012/1261 Esas sayılı dosyası ile alacak takibi başlattığını, doğal olarak borçlu adına kayıtlı taşınmaz sorgusu ve tespiti istendiğini ve borçlu adına kayıtlı gözüken taşınmazların tapu kayıtlarına da haciz şerhi işlendiğini, davacı tarafın beyanlarında da kabul edildiği ve mahkemenin incelemesi sonucu da görüleceği üzere, işbu takip dosyasından dava konusu taşınmaz kaydına konulan haciz şerhinin, Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/283 Esas ve 2012/452 Karar sayılı kararının tapuya şerh tarihinden önce olup müvekkilinin bu tedbir şerhinden önce işlenmiş olan haciz şerhi dolayısıyla sorumluluğunun olamayacağını, davacı yanca şerh ettirilen Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararından sonra da bu taşınmaz ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkilinin işbu dava ve davacı talepleri yönünden herhangi bir yasal sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, davanın müvekkil açısından reddi ile tedbir şerhinden önce müvekkili tarafından işlenmiş olan haciz şerhinden dolayı haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 7. Davalı Çözüm Market Asansör Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yargılamaya sebebiyet vermediğini, dava konusu olayda kusurunun bulunmadığından ve davacının söz konusu haczi davaya gerek olmaksızın kaldırması mümkünken dava açmasının kötüniyetli olduğunu beyanla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ...Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ..., ..., ............ ve ...Vergi Daireleri Başkanlığı vekilleri ile ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle pasif husumet yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... ve ...Vergi Dairesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerine 6183 sayılı Kanun'a göre kamu alacağının tahsili amacıyla kamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen haciz işleminin idari bir işlem niteliği taşımakta olduğunu, davanın görüm ve çözümünde idari yargı ve vergi mahkemelerinin görevli olduğunu, Edremit Tapu Müdürlüğü tarafından taşınmazın mülkiyetinin 21.09.2018 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, davacının dava konusu taşınmazı satın aldığını beyan ettiği ... İnş. Taah. Teks. Gıda. Turz. Ltd. Şti.'nin idareye süreksiz yükümlülüklerinden kaynaklanan vergi borçlarından dolayı adına kayıtlı anılan taşınmaza haciz konulduğunu, dolayısıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hâlde kabul kararı verilmesinin dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca müvekkili İdare lehine karar ve ilâm harcına hükmedilmesinin Yasaya uygun olmadığını, müvekkili Kurumun her türlü harçtan muaf olduğunu, nitekim, davacı lehine vekâlet ücreti de takdir edildiğini, ancak söz konusu vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; Mahkemenin delillerin takdirinde de hataya düştüğünü, dosya içerisinde mevcut olan belgelerden açıkça görüleceği üzere müvekkili Kurum hakkında verilen haciz şerhinin kaldırılması kararı haksız ve mesnetsiz olup Kurum zararına neden olacak nitelikte olduğunu, müvekkili Kurum kayıtlarında işlem gören ... İnş. Taah. Teks. Gıda. Turz. Ltd. Şti.'nin borçlarından dolayı 6183 sayılı Kanun'a istinaden icra takibi başlatıldığını, icra konusu borçların tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra 6183 sayılı Kanun'un 62. maddesine istinaden ... İnş. Taah. Teks. Gıda. Turz. Ltd. Şti.'nin adına tapu haciz bildirileri gönderilmiş olup eski dava konusu gayrimenkul üzerine haciz konulduğunu, Balıkesir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğümüze Şirketin 22.11.2018 tarihi güncel borcu 444.788,442 TL olduğunu, Mahkemenin müvekkili Kurum aleyhine karar ve ilâm harcına hükmetmemesi gerektiğini, Kanun'un açık hükmü gereği müvekkili Kurumun harçtan muaf olduğu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava şerhlerin terkini istemine ilişkindir 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar ... ve ...Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kural olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir; a. İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi, b. İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun'un “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilâm harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi hâlinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilâm harcı alınacağı, bölge adliye mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için bu oranda karar ve ilâm harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı Kanun'un 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tâbi olacağı öngörülmüştür. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 tarih ve 2018/2 Esas, 2018/8 Karar sayılı kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında, davacı vekili ve davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ...Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ..., ..., ... ve ...Vergi Daireleri Başkanlığı vekilleri ile ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle pasif husumet yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar ... ve ...Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hâle getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz. Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge adliye mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, tek bir harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır. O hâlde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden kurulan hükmün 9. bendinde mükerrer harç alınması şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca Edremit İcra Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2028/20110 Esas sayılı yazısında ... Tah. Paz. İnş. ve Mal. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.’nin haciz şerhi lehtarı olduğu, ... Dış Tic. Ltd. Şti.’nin haciz şerhi lehtarı olmadığı anlaşıldığından karar başlığında yer alması doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda V.B.1. bentte açıklanan nedenle davalılar ... ve ...Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Yukarıda V.B.2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ...Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 9. bendinin “9-Alınması gereken 269,85'er TL.maktu istinaf karar harcının davalılar ... ile ... tarafından yatırılan 59,307'şer TL.'ndan mahsubu ile bakiye 210,55'er TL.'nın davalılardan tahsili ile Maliye Hazinesine irat kaydına,” ifadesinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün karar başlığında davalılar kısmında yer alan “16.- ... Dış Tic.San. LTD. ŞTİ. - ... Sitesi, No:242, Zeytinburnu/ İstanbul” ifadesinin çıkarılmasına 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/931, K. 2026/1526, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-931-e-2026-1526-k-569c94e777b6