Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7104 E. 2026/918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7104
- Karar No
- 2026/918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2993 Esas, 2025/421 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/243 Esas, 2021/327 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ...........ili, ............. ilçesi, ............. Mahallesi 3 54... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın çok değerli bir gayrimenkul olduğunu, arsa vasfında olduğunu, kamulaştırma sonucu kalan kısımda büyük değer düşüklüğü meydana geleceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline ve tespit edilen bedelin davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlenen kamulaştırma bedelinin çok az olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu kabul edilerek, 2019 yılı Kemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin esas alınmasında, taşınmazın tamamının değerinde oluşan değer kaybı oranı esas alınarak irtifak hakkı karşılığının hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği; ancak dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden Yargıtay 5. Hukuk Dairesi denetiminden geçen dosyalarda %250 oranında objektif değer artışı uygulandığı anlaşıldığından, yenileme sonrasında taşınmazda oluşan değer kaybı oranının %17,45 olduğu belirlenerek yapılan hesaplama doğrultusunda davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın %250 objektif değer artış oranı uygulanarak değerinin tespitinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz için net gelir hesaplanırken ürün için yıllık toplam verim ve ortalama satış fiyatı yüksek, ürün maliyetleri ise düşük hesaplandığını, metrekare birim fiyatının ve kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, uygulanan %30 değer kaybı oranının da yüksek olduğunu, ...’nın vefat ettiğini, ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinden davalı ... payının 12.215,24 TL, ...'nun payının 2.290,35 TL, ... payının 2.290,35 TL olduğunun belirtildiğini bu nedenle vekille temsil edilen bu davalılar için hükmedilecek vekâlet ücretinin paylarına isabet eden kamulaştırma bedellerinden daha fazla olmaması gerektiğini, davalılar vekili tarafından istinaf duruşmalarına hiçbir şekilde katılım sağlanmadığını, istinaf duruşmalarına katılmayan taraf lehine istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, fazla bloke edilen 1.308,10 TL'nin iadesine ilişkin hüküm kurulmadığını, istinaf kararında istinaf başvurularının kabul ya da reddine dair herhangi bir karar verilmediği hâlde, bakiye istinaf karar harcının taraflarından alınarak Hazineye gelir kaydına karar verildiğini, 9.592,70 TL fark bedelin sadece istinaf yoluna başvuran davalılara ödenmesine hükmedildiğini, bu miktarın faizinin de sadece bu kişilere ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıda paragrafların dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı idare tarafından fazla yatırılan 1.308,10 TL'nin iadesine ilişkin hüküm kurulmamış olması hatalıdır.
5. Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez hükmü gözetilmeden, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yönünden hükmedilen kamulaştırma bedelini aşar şekilde vekâlet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ayrı bir bent olarak "Davacı idarece fazla bloke edilen 1.308,10 TL davalı tarafından bankadan çekilmiş ise çekilme tarihine kadar işlemiş neması ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemiş ise varsa işlemiş nemaları ile davacı idareye iadesine" cümlesinin, (10) numaralı bendinde yer alan "30.000,00" sayısının çıkartılarak yerine "16.795,95" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.