Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1952 E. 2026/4386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1952
- Karar No
- 2026/4386
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/146 E., 2025/308 K.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; köy ihtiyar heyetinin 02.11.2000 tarihinde aldığı karar doğrultusunda ... köyünde kain 1580 parsel sayılı taşınmazın köye sağlık ocağı yapılmak koşuluyla Maliye Hazinesine satış suretiyle devredildiğini, ancak davalı ... Valiliğinin taşınmazı diğer davalı ...’ya 23.05.2014 tarihinde ihale neticesinde devrettiğini, taşınmazın sağlık ocağı yapılmak koşuluyla devredildiği gibi bu durumun 02.11.2000 tarihli Kaymakamlık oluru ile de onaylandığını ayrıca Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarında dava konusu taşınmazın sosyal tesis alanı (arsa) olarak geçtiğini, davalılardan ...’ya yapılan satışın bu nedenle hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde ise taşınmaz bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Valiliği vekili; davanın öncelikle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddi gerektiğini, köy ihtiyar heyetinin 01.11.2000 tarihli kararına göre taşınmaz köye sağlık ocağı yapılmak üzere Hazineye devredilmiş ise de anılan tutanakta sağlık ocağı yapılması şeklinde şartlı bir ifadenin yer almadığını, taşınmaza ait beyanlar hanesinde de benzer kısıtlayıcı bir şerhin bulunmadığını, taşınmazın tamamı öncelikle Sağlık Bakanlığına tahsis edilmiş ise de 10 yılı bulan bir süre içerisinde hiçbir tesisin yapılmaması nedeniyle tahsisin kaldırıldığını, atıl durumda bulunan arazinin Hazineye gelir sağlamak amacıyla özel şahsa satılmasının doğal olduğunu, tüm prosedürün yasalara uygun şekilde tamamlandığını ve ihale koşullarını yerine getiren diğer davalıya satıldığını, ... köyünün her şekilde haberdar edilmesine karşın ne Sağlık Bakanlığına yapılan tahsisin kaldırılması sırasında ne de ihale ilanına karşı herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, satışın geçersiz olduğu iddiasının davanın hukukî dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; davalının söz konusu taşınmazı tapu siciline güven ilkesi gereğince söz konusu durumdan haberdar olmaksızın 23.05.2014 tarihinde ihale yoluyla devraldığını, tapuda davalı adına yapılan tescilin hukuka uygun olduğunu ve bu tescilin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1023. maddesine göre korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 27.01.2015 tarihli ve 2014/164 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile; görev hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen araştırılması gereken dava şartlarından biri olduğu, idarenin işleminden kaynaklanan iptal davası niteliğindeki davada da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 2, 1 14... . maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 2. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin idare mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 09.06.2015 tarihli ve 2015/8352 Esas, 2015/8550 Karar sayılı kararı ile; davacının mülkiyet hakkına dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, adli yargının görevinde bulunduğu ve işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 14.06.2016 tarihli ve 2016/97 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararı ile; önceki kararın gerekçesi tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerin Hukuk Genel Kurulunun 20.09.2022 tarihli ve 2020/1-198 Esas, 2022/1107 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 1580 parsel sayılı taşınmaz ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait iken 03.11.2000 tarihinde satış suretiyle Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, ... Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünün aldığı karar üzerine 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesine göre açık teklif usulü ihaleye çıkarılarak, 23.05.2014 tarihinde davalı ...’ya ihale edildiği, davada Hazine tarafından yapılan ihalenin iptali değil, taşınmazın köye sağlık ocağı yapılması koşuluyla Hazineye satış suretiyle devredildiği ancak devir koşulunun yerine getirilmediği ileri sürülerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, söz konusu bu talebin taşınmazın aynına yönelik kararlardan olan ve davanın kabulü durumunda mülkiyetin el değiştirmesi, dolayısıyla da tapu sicilinde değişiklik yapılması sonucunu doğuran tapu iptali ve tescile ilişkin olduğu, TMK’nın 1027. maddesinde ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça tapu sicilindeki yanlışlığın ancak mahkeme kararıyla düzeltilebileceği hüküm altına alındığı, buna göre tapu sicilinde tescil, terkin, tashih gibi işlemlerin yapılmasını içeren davaların çözümünün adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; senedin aksinin senetle yani yazılı delille ispatlanabileceği, TMK’nın 7. maddesi gereğince resmi sicillerin aksinin ispatının aynı kuvvet ve derecedeki sicillerle mümkün olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.20 00... /2-824 Esas, 2000/817 Karar sayılı ilamında da özetle senede bağlanmış olan her çeşit iddianın, karşı savunma olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin değerinin ne olursa olsun tanıkla ispat olunamayacağının ancak senetle ispat olunabileceğinin belirtildiği, davacı tarafça dava dilekçesinde taşınmazın satışının şartlı yapıldığı hususunda köy karar defterindeki kayıtlara dayanılmış olsa da davalının katılımı ile usulüne uygun yapılmış bir şartlı satış sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R - Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.