Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2507 E. 2026/457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2507
- Karar No
- 2026/457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1033 E., 2025/498 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/945 E., 2024/291 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmasız, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı kooperatif vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ..., davalı asil ... ve vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin eski üyesi olan davalı ...'a ferdileşme sonucu A Blok 4 numaralı dairenin tapuda devredildiğini, daha sonra davalı ...’ın kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve kendisine düşen daireyi davalı ...'a devrettiğini, ...'ın istemi üzerine müvekkili kooperatife üye olarak kabul edildiğini, parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine 15.06.2022 tarihli yönetim kurulu kararıyla ihraç edildiğini, davalı ...'ın ihtarlara rağmen müvekkili kooperatife iade etmesi gereken daireyi iade etmediği gibi diğer davalı ...'a devrettiğini, ayrıca taşınmaz üzerinde davalı .......'nun ipoteğinin de bulunduğunu, davalı ...'ın ihraç edilmesi ile lehine yapılan tescil işleminin yolsuz tescil niteliğini kazandığını, davalı ...'ın davalı ... ile kooperatif arasındaki ilişkiyi bildiğini ve bilmesi gerektiğini, davalının iyiniyetli olmadığını, davalı bankanın da taşınmaz üzerine ipotek konulduğu sırada henüz kat mülkiyetine geçilmediğini kendi yaptığı ekspertiz incelemesiyle öğrendiğini, ayrıca üyenin kooperatife olan borçlarını ödemede güçlük çektiğini bildiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkili kooperatif adına tesciline, davalı banka lehine verilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümün 11.04.2022 tarihinde kendisine devredildiğini, ipoteğin de aynı tarihli olduğunu, davacı kooperatifin tüm ihtarlarının dava konusu bağımsız bölümün kendisine devir tarihinden sonraki tarihli olduğunu, davacının kötüniyetli olarak iş bu davayı açabilmek için ihtarnameler gönderdiğini, tapu sicilinde taşınmaz devrini önleyecek herhangi bir kayıt ve bilginin bulunmadığını tespit ederek iyiniyetle iktisap ettiğini, kooperatif ile kooperatif üyeleri olan diğer davalılar arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü davalı ...'dan rayiç bedeli üzerinden satın aldığını, müvekkilinin tapu maliki olmaması nedeniyle taraf sıfatı bulunmadığını, ortaklıktan çıkarılan ortağın konutunun çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağını, müvekkilinin üyelikten ihraç edilmesini gerektirecek sebep ve kooperatif tarafından talep edilebilecek bir alacak bulunmadığını, davacı kooperatifin iş bu davaya zemin hazırlamak için müvekkilini ihraç ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde; ferdileşme işlemlerinin yapılması karşısında davacı kooperatifin kuruluş amacının gerçekleştiğini, müvekkili banka lehine olan ipoteğin ferdileştirme işleminden oniki yıl sonra tesis edildiğini, on iki yıl gibi uzun süre geçen ferdileşme işleminden ve ikinci rızai satıştan sonra tapuya şerh edilen ipotek tesisinde müvekkili bankanın tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı iddiasının hukuka ve uygulamaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
4. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu bağımsız bölümün davalılardan ...'a ferdileştirme sonucunda tahsis edildiği, bu davalının bağımsız bölümü diğer davalı ...'a devrettiği ve ...'ın ... yerine üye olarak kaydının yapıldığı, daha sonraki süreçte ise ...'ın davacı Kooperatiften ihraç edildiği, bu karara karşı herhangi bir dava açılmadığı ve kesinleştiği, böylece davalı ...'ın üyeliğinin sona erdiği gözetildiğinde payına düşen bağımsız bölümü davacıya iade etmesi gerektiği halde davalı ...'a devrettiği, davalının bağımsız bölümün kooperatif hissesi olduğunu tapu kayıtlarına bakarak bilebilecek durumda olduğu, davalı banka yönünden ise davacının, davalı adına olan ipotek kaydının terkini talebiyle malik sıfatını kazanmadan açtığı bu davada henüz aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, malik sıfatını kazandıktan sonra bu davayı açabileceği gerekçesiyle, davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline, davacı adına tapuya tesciline, davalı ... aleyhine açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı .... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu bağımsız bölümün tapudaki el değiştirmeleri izlendiğinde; 29.03.2010 tarihinde kat irtifakı tesisi ile davacı kooperatif adına tescil edildiği, 28.06.2010 tarihinde ferdileşme yoluyla davalı ... adına tescil edildiği görülmüş olup, yaklaşık 12 yıl sonra davalı ... tarafından bankadan kredi kullanarak satın alındığı, davalı ...'ın 30.07.2013 tarihinde kooperatif ortaklığından istifası ile ...'ın kooperatif üyesi olarak kabul edildiği 31.03.2021 tarihleri arasında davacı kooperatifçe dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ilgili herhangi bir hukuki girişimde bulunulmadığı, davacı kooperatifçe davalı ...'ın ihracı ile ilgili ihtarnamelerin taşınmazın ...'a tapuda devrinden sonra keşide edildiği, ihraç kararının da tapu devrinden sonra alındığı, bu sebeple aradan geçen bu süre ve bağımsız bölümün tapu kaydında başka banka lehine de ipotek tesis edilmiş olduğu gözetildiğinde davalı ...'ın TMK'nın 1023. maddesindeki tapuya güven ilkesinden yararlanacağı, davacı kooperatifin davalı ...'ın iyi niyetli olmadığına dair iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bu konuda somut delil ve belge sunamadığı, davalı Banka yönünden davanın esastan reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı ..., davalı ... ve davalı ........ vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların dava konusu taşınmazın müvekkili kooperatife ait olduğunu bildiklerini, bu nedenle tapu siciline güven ilkesinin söz konusu olmadığını, davalı ...’ın ve davalı Bankanın iyiniyetli olmadığını, binada kat irtifakı kurulu olduğunu bildiklerini, tanıkların dinlenmediğini, Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi ve anasözleşmenin 15. maddesi gereğince taşınmazın iade edilmesi gerektiğini, üyelik son bulduğundan yolsuz tescil edilen taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin de yolsuz olduğunu, inşaatın halen devam ettiğini beyan etmektedir.
2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu dairenin bulunduğu binanın oturuma hazır olduğunu, dairelerin kiraya verildiğini, kararın gerekçe yönünden düzeltilmesi gerektiğini, tapu iptali ve tescil talebi sadece müvekkil bakımından reddedildiğinden vekalet ücretinin müvekkili lehine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden çıkarılma sebebiyle üyeliğe bağlı olarak tahsis edilen bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tescili ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılar ... ve ... yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...’a verilmesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.