Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4974 E. 2026/3894 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4974
Karar No
2026/3894
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1471 E., 2025/874 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/20 E., 2021/293 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 46... parsel sayılı 7.794,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'ın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 46... parsel sayılı taşınmazın halihazırda orman vasfını taşıdığını ve 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman rejimi dışarısına çıkarıldığını, ancak 2014 yılında gerçekleştirilen orman dışına çıkarma işleminin hatalı olduğunu belirterek, taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkartılması yönündeki tefrik, tespit ve tescil işleminin iptaline ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfını kaybettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin hiçbir zaman orman özelliğinde bir yer olmadığını, haritasından da anlaşılacağı üzere sınırında ve yakında orman olmadığını ve kadimden beri tarım arazisi olarak kullanılan yer olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 6.707,52 m²lik kısmında 1952 tarihli hava fotoğrafına göre imar-ihya olarak nitelendirilebilecek ekonomik amaca uygun kullanımın bulunmadığı, 31.12.1981 tarihinden önceki 1973 tarihli ve sonraki 1985 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın bu kısmında tarımsal faaliyetlerin olduğu, üzüm bağı olarak kullanıldığı, bu nedenle (B) harfi ile gösterilen alanda imar - ihyanın 1973 tarihinden sonraki tarihlerde başladığı, taşınmazın bu kısmında sıralı, düzenli veya toplu ağaç dikili olmadığı, bu kısmın orman görünümlü bir karakter taşımadığı, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.078,31 m²lik kısmında ise 1952 tarihli hava fotoğrafına göre imar - ihya olarak nitelendirilebilecek ekonomik amaca uygun kullanımın olmadığı, alanın doğal yapraklı meşe türündeki orman ağaçları ile kaplı olduğu, 31.12.1981 tarihinden önceki 1973 yılı ve sonraki 1985 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmında orman görüntüsünün devam ettiği, bu kısmın 6831 sayılı Kanun'un 2/B kapsamı dışında kalan ve orman sayılan alanlardan olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Adıyaman ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve 20.09.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda 1 46... parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve sınırları rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 6.707,52 m² yüzölçümündeki taşınmaza karşı açılan davanın reddine, 20.09.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda 1 46... parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve sınırları gösterilen rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.087,31 m² yüzölçümündeki P.LIII numaralı 2/B parselinin, 2/B vasfı ile orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik tefrik, tespit ve tescilin iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, kullanım kadastrosu sonucunda davalı lehine kullanıcı şerhi verildiği, eldeki davanın 2019 yılında açıldığı, dava konusu 1 46... parsel sayılı taşınmazın (A) bölümünün 19 73... tarihli hava fotoğraflarında orman vasfında olduğu, 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmediği, (B) bölümünün ise 31.12.1981 yılından önce bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirdiği, taşınmaz orman sınırları dışına çıkartıldığından, davacı ... İdaresinin davasının (B) bölümü yönünden reddedildiği, bu nedenle davanın niteliği gereği vekalet ücretinin davalı lehine maktu olarak hesaplandığı, ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanun'a eklenen "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel Mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen "Bu Kanun'un 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince Orman İdaresinin açtığı dava nedeniyle davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tamamının bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve emsal Yargıtay kararlarının dikkate alınmadığını, ayrıca lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dosyada mevcut raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, taşınmazın tamamının orman vasfını yitirdiğini, 2/B vasfında olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığını ve lehlerine nispi vekalet ücreti verilmediğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan orman rejimi dışarısına çıkarma işleminin iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 31.12.981 tarihinden önce orman niteliğini kaybedip kaybetmediği ve halen orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4974, K. 2026/3894, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4974-e-2026-3894-k-290c0dbf0554