Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/895 E. 2026/2401 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/895
Karar No
2026/2401
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3009 E., 2025/1804 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/116 E., 2021/445 K.

Dava; mirasçılar arasında denkleştirme, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesiyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Ek 1/2 hükmünde yer alan “hükmün verildiği” ibaresi “davanın açıldığı” şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanunun Resmî Gazete’de yayım tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı Kanunun “Zaman bakımından uygulanma” kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur. Bölge Adliye Mahkemesince nihai kararın 01.10.2025 tarihinde verildiği, bu tarih itibarıyla usul işlemlerinin tamamlanmadığı ve verildiği an itibarıyla kararın kesinleşmediği, 7550 sayılı Kanunla getirilen "davanın açıldığı tarihteki parasal sınırların uygulanacağına" ilişkin düzenlemenin ise 04.06.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, yeni düzenlemenin devam eden kesinleşmemiş eldeki davada da uygulanma imkânının bulunduğu, kesinlik sınırının tespitinde davanın açıldığı 2019 yılındaki 58.800,00 TL değerindeki parasal sınırın esas alınması gerektiği kabul edilmelidir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanunun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; belirsiz alacak davası olarak açılan ve 10.000,00 TL. üzerinden harçlandırılan davada, temyiz eden davacı aleyhine reddedilen ve davacı tarafından temyize konu edilen miktar 6.400,00 TL olup bu miktar dava tarihi olan 2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL.lik parasal sınırın altındadır. Bu nedenle davacının temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/895, K. 2026/2401, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-895-e-2026-2401-k-8cdf9223899f