Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/486 E. 2026/2081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/486
- Karar No
- 2026/2081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1174 E., 2025/1297 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/15 E., 2025/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 17 62... parsel sayılı taşınmazda 1/8 oranında elbirliği hâlinde pay sahibi olduğunu, taşınmazın 1/4 payının, 19.10.2021 tarihli satış işlemiyle davalı ...’e 70.000,00 TL bedelle devredildiğini, söz konusu satış işleminin davacıya bildirilmediğini, mezkur payın davalıya satılması ile davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında ön alım hakkı doğduğunu, satış bedeli ile davacıya düşen tapu giderlerinin, Mahkemece belirlenen süre içinde belirlenen yere depo edileceğini belirterek dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili 03.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, her paydaşın zeytin ağacı dikerek payını kullandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi hâlinde ise tapu kaydında görülen satış bedelinin değil rayiç bedelin esas alınması gerektiğini, Yargıtay karar ve içtihatlarının da talebini destekler mahiyette olduğunu, aradan geçen zaman içinde taşınmazın değerinde meydana gelen objektif artışlar ve enflasyon olgusunun ön alım bedelinin belirlenmesinde etkili olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, tanık beyanlarının da fiili taksim bulunmadığına dair olduğunu, 2. Taşınmaz zemininde ayrı ayrı kullanıma ilişkin bir gösterge ve kroki olmadığını, mahsulün kullanılmasının fiili taksim anlamına gelmediğini, 3. Fiili taksim için tüm paydaşların tamamının anlaşmaya katılımının ve fiili kullanımının bulunması şartlarının arandığını, mevcut durumda ise fiili kullanım için şartların sağlanmadığını, fiili taksimin söz konusu olması için tüm paydaşların kullanımında olan ayrı alanların bulunması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.