Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1616 E. 2026/2080 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1616
- Karar No
- 2026/2080
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2847 E., 2026/144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/145 E., 2024/382 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 71 parsel sayılı taşınmazda davacının 61/360 oranında pay sahibi olduğunu, taşınmazın 59/120 payının, 24.03.2023 tarihli satış işlemiyle davalıya 100.000,00 TL bedelle devredildiğini, taşınmazda tek katlı müstakil köy evi bulunduğunu, söz konusu evi davacının, kardeşleri ... ve ... ... ile kullandığını, davalının hissesini devraldığı kişinin taşınmazda kullandığı bir kısım bulunmadığını, bu bakımdan taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında ön alım hakkı doğduğunu, satış bedeli ile davacıya düşen tapu giderlerinin, Mahkemece belirlenen süre içinde belirlenen yere depo edileceğini belirterek dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, davacının kötü niyetle işbu davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, 2. Fen bilirkişilerin raporunda davalı vekillerinin göstermiş olduğu kısmın yüz ölçümünün 159,54 m² olduğu belirtildiğini, oysa davalının satın aldığı hissenin yüz ölçümünün 178,88 m² olduğunu, bu bakımdan fiili taksim iddiasına konu olduğu belirtilen yer ile davalının aldığı hisse arasında 19,34 m² fark olduğunu, bu durumun gerekçeli kararda değerlendirilmediğini ve yüzeysel ve hatalı bir değerlendirme ile taşınmaza ilişkin fiili taksim bulunduğunun kabul edildiğini, 3. Taşınmazda davalıya pay satanın kullandığı çekişmesiz bir bölümün bulunmadığını ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.