Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4173 E. 2026/2076 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4173
Karar No
2026/2076
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1360 E., 2025/1504 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/136 E., 2022/218 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi 790 parselde kayıtlı 519,98 m²'lik taşınmaz üzerinde kayıtlı alanın ... ...'dan davacılara hisse payları oranında intikal yapıldığını, davacılara ait olan taşınmaz üzerine davalının müdahalesinin olduğunu, üzerine bina yaptığını, davalıya ... 4. Noterliğinin 15.05.2017 tarihli ihtarnamesi ile durumun bildirildiğini, davalının hiç bir şekilde işgalini sonlandırmadığını, tüm bu nedenlerle davalının müdahalesinin tedbiren durdurulmasına, yapılan haksız müdahalenin men’i ile şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini savunmuş, aynı dilekçe ile Mahkemeye ibraz ettiği karşı davasında ise; elbirliği hâlinde paydaşı olduğu 789 parsel sayılı taşınmaz üzerinde müvekkilinin üç katlı evinin bulunduğunu, evin bir kısmının davacılara ait 790 sayılı parsele taştığını, ancak davacıların murisi ile davalı arasında davalının elbirliği hâlinde paydaşı olduğu 1549 parsel sayılı taşınmaza ilişkin takas yapıldığını, tarafların gerek akraba olması, gerekse aradaki ... ilişkisi nedeniyle intikal işleminin bu güne kadar ertelendiğini, davacıların talebi üzerine ... Kaymakamlığının 03.07.2017 tarihli ve 503/17 Karar sayılı dosyası içeriğinde yapılan tespitlerden ve dinlenen tanık beyanlarından bu durumun açıkça ortaya çıkacağını belirterek davacılara ait 790 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait binanın taşan kısmının bulunduğu parçasının mülkiyetinin davalı adına temliken tesciline, bu taleplerinin kabulü mümkün olmadığı takdirde söz konusu taşınmazın tamamının mülkiyetinin davalı adına tesciline, bu talebin de uygun görülmemesi hâlinde binanın taşan kısmı için irtifak hakkı tesisine, tüm taleplerin reddi hâlinde binanın taşan kısmı için şimdilik 1.000,00 TL tazminatın karşı davalılardan tahsili ile karşı davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. KARŞI DAVADA CEVAP Davacılar-karşı davalılar vekili; davacı müvekkillerinin miras bırakanı ... ...'ın davalıya karşı herhangi bir irade beyanı olmadığı gibi yazılı bir izni de bulunmadığını, kaldı ki; bir an için sözlü beyanı olsa idi davalının iddia ettikleri takasa karşı bir girişimleri olmadığına göre dürüstlük kurallarına aykırı davranan tarafın yine davalı taraf olduğunun açıkça gözlemlendiğini; her anlamda davalı tarafın 3 katlı kargir binayı zaten kanuna aykırı olarak inşa ettiğini, davacılardan hak talep edilen malzemenin kanuna aykırı olarak inşa edilmiş iken davalının iyiniyetinden bahsetmenin mümkün olmayacağını ileri sürerek karşı davanın reddini savunmuştur. IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile 790 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2019 tarihli krokide belirtildiği şekilde 84,35 metrelik kısmına davalı-karşı davacı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, bu kısımda bulunan yapının kâl'ine, ecrimisil taleplerinin reddine, karşı davada temliken tescil, irtifak ve alacak taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada el atmanın önlenmesi talebinin kabulü ile; 790 parsel sayılı taşınmazın 18.01.2019 tarihli ve krokide belirtildiği şekilde 84,35 m²'lik kısmına davalı-karşı davacı tarafça yapılan müdahalenin önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile; 18.06.2017-27.07.2017 tarihleri arası toplam 167,71 TL ecrimisilin, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalı tarafa eşit oranda verilmesine, yıkım talebinin reddine; karşı davada tüm taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı-karşı davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalının, davacıların miras bırakanı ile yaptığı karşılıklı harici takas sözleşmesine güvenerek, iyiniyetle söz konusu binayı yaptığını, inşaatın temel atımından bitimine kadar, her aşamadan davacıların miras bırakanı ... ...'ın haberdar olduğunu ve muvafakatinin olduğunu, yaklaşık 35 yıldan bu yana söz konusu parselde evin taşan kısmının davalı-karşı davacı tarafından kullanıldığını, elektrik aboneliğinin 1998 yılında, su aboneliği ise 1989 yılında alındığını, yine, binanın emlak vergisi bildiriminin de davalı-karşı davacı tarafından yapıldığını, asıl davanın kabulü ve karşı davalarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Davacıların miras bırakanı ile yapılan harici anlaşma gereği, onun izin ve muvafakati ile davaya konu parsele taşacak şekilde inşaat yapan davalı-karşı davacının, iyiniyetli olduğunu, bu durumda arazi maliki olan davacıların, taşınmazın yıkımına karar verilmesi hâlinde davalı-karşı davacıya muhik bir tazminat ödemesi gerektiğini, c. Davalı-karşı davacının iyiniyetini bildikleri hâlde, söz konusu taşınmazı kullanmasına uzun zamandır kendilerinin ve mirasbırakanlarının muvafakati olduğu, hiç bir hakları olmadığı hâlde dava açılmasının açıkça kötüniyet göstergesi olduğunu, d. Karşı dava olarak ileri sürdükleri tüm dava ve taleplerinin yerel Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini belirterek kararın davalı-karşı davacı mirasçıları lehine ortadan kaldırılmasına, asıl davanın reddine, karşı dava ve taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. 2. Davacılar-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava açılmadan önce sınırlı araştırma yetkisine sahip davacı tarafın müdahalenin boyutunu ve şeklini her zaman tam olarak tespit edebilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ancak dava dilekçelerinde her türlü müdahalenin önlenmesini talep ettiklerini, buna yıkım isteğinin de dâhil olduğunu, b. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında yapının yıkılması gerektiği tespit edildiğinden, yıkım talebinde bulunduklarını, c. Hükmedilen ecrimisil bedelinin oldukça düşük olduğunu, zira davacıların taşınmazına davalı tarafça yıllardır süregelen ve hâlen de devam eder şekilde bir tecavüzün söz konusu olduğunu, dava tarihinden itibaren en az 5 yıl geriye dönük kiralama veya kullanım bedeli hesaplamalarının yapılarak çıkacak sonuca göre bir tutarın belirlenmesi gerektiğini, d. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yıkım kararının reddi ile ecrimisil talebinin kısmen reddi yönünden temyiz incelemesi neticesinde davacılar lehine bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava, mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale ve ecrimisil; karşı dava temliken tescil, terditli olarak irtifak hakkı tesisi, bu talebin de uygun görülmemesi hâlinde tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4173, K. 2026/2076, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4173-e-2026-2076-k-552153409942