Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4200 E. 2026/1963 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4200
Karar No
2026/1963
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/69 E., 2025/1451 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Foça Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/8 E., 2023/182 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının 05.10.2013 tarihinde imzaladıkları inanç sözleşmesinde 2006 senesinden bu yana davalının üzerine kayıtlı olan taşınmazların gerçek ve asıl sahibinin müvekkili ... olduğuna dair iradelerini açıkladıklarını, taraflardan birinin boşanmak istemesi halinde taşınmaz ve araçlarının mal rejimine dahil olmaksızın ... veya göstereceği üçüncü bir kişi adına bedelsiz olarak devir ve teslim edileceğinin sözleşmeye şerh düşülerek eklendiğini, müvekkilinin kendi emeği ile çalışarak almış olduğu tüm taşınmazlar ve araçların davalı adına kayıtlı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tescilini, olmazsa taşınmaz bedelini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; tarafların İzmir 3. Aile Mahkemesinin 2017/634 Esas sayılı dava dosyası ile boşanma aşamasında olduklarını, müvekkilinin ikinci, ...'nün ise üçüncü evliliği olduğunu, ...'nün önceki eşine yaklaşık olarak 200.000,00 TL (2006 yılından bu yana faiz ve masraflar hariç olmak üzere) borcu, vergi dairesi müdürlüğüne borcu bulunduğunu, bu nedenle evlilik birliğinde alınan mal varlıkları ve nakti paraların müvekkili üzerinden gerçekleştirildiğini, tarafların aile birliği içinde yaşarken ...'nün müvekkilini darp ve tehdit ederek akabinde evden kovması sebebiyle müvekkilinin çocuklarını da alarak ailesinin yanına sığınmak zorunda kaldığını, darp nedeniyle Foça Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/570 Esas sayılı dava dosyasında ...'ye hapis cezası verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan belgede "2006 yılından beri ... tarafından alınan tüm taşınmazlar ve araçlar ... ... adına tescil edilmiştir. Bu taşınmazlar ve araçlar ... ... adına kayıtlı olsa da gerçek sahibi ...'dür. Taraflar bu sözleşmeyi birbirine inanarak ve güvenerek imzalamışlardır. İlerleyen süreçlerde taraflardan biri boşanmak isterse bu taşınmazlar ve araçlar mal rejimine dahil olmaksızın ... veya onun göstereceği 3. Bir kişi adına bedelsiz devredilecektir." yazdığı, dinlenilen tanıklar da davacının İstanbul'da kapatmış olduğu şirketlerle ilgili vergi ve sigorta sorunlarının olduğu, bu nedenle mal varlığını eşinin üstüne devrettiğini, mal varlığının davalı adına alındığını beyan ettiği, davalı taraf boş kağıda imza attığını, davacının inançlı işlem sözleşmesi olarak doldurduğunu, kabul etmediğini iddia etmiş, bu hususta savcılığa şikayetçi olduğunu beyan etmiş ise de Foça Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2109/840 soruşturma 2020/175 karar sayılı kararı ile açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan yeterli şüphenin mevcut olmadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, taraflar arasında düzenlenen belgede dava konusu taşınmazın açık şekilde belirtilmediği, bu şekilde uyuşmazlığın tamamını çözecek şekilde bir yazılı delil bulunmasa da delil başlangıcı niteliğinde bir belge olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından da taşınmazın satın alındığı dönem taşınmazı davacının almasına rağmen o dönemki şartlardan dolayı davalının adına tescil edildiğine yönelik beyanların bulunduğu dikkate alınarak dava konusu taşınmazın inançlı işlemle davalı adına tescil edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1322 parsel ve 5061 32... parsel (eski Bağarası 1618 parsel) sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; beyaza imza atanın hile ile aldatılması neticesinde kurulan sözleşmenin karara dayanak alındığını, inanç sözleşmelerinin borç doğuran sözleşme nevinden olduğunun dikkate alınmadığını, davacı tarafın inanç sözleşmesini yapmaktaki asıl amacının alacaklılarından mal kaçırmak olması nedeniyle muvazaalı bir işlem tesis edildiğini, evlilik birliği içerisinde kazanılan mallar bakımından ilgili sözleşmenin ancak evlilik birliği içerisinde mal ayrılığı sözleşmesi olabileceğini, inanç sözleşmesinde ve beyaza imza atanın hukuki durumunda yeterli delil bulunmadığı takdirde tanık beyanlarına gidilmesi gerektiğini, Mahkemece bu hususlarda değerlendirme ve yargılama yapılmaksızın hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4200, K. 2026/1963, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4200-e-2026-1963-k-c5a74d417db7