Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/482 E. 2026/1789 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/482
- Karar No
- 2026/1789
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2270 E., 2025/1524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2023/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 23/48 pay ile hissedarı olduğu 353 parselde (yeni 17 44... parsel) 21/ 48... .01.2020 tarihinde müvekkilinin bilgisi olmadan davalıya satıldığını, taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunmadığını belirterek ön alım hakkını kullanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile müvekkil firma arasında 05.06.2017 tarihinde, pay satın alınan ... ile 01.06.2017 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davacı ve ...’in dava konusu taşınmazda paylı malik olduklarını, daha sonra dava dışı ...’in müvekkilden başka bir dairenin tam hissesine malik olmak için talepte bulunduğunu ve 02.10.2021 tarihinde trampa sözleşmesi akdedilerek dava konusu taşınmazdaki pay ile 13 33... parsel, K Blok, 4 numaralı bağımsız bölümün değiştirildiğini, dava konusu işlemin trampa olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki işlemin trampa olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair kesin olarak karar verilerek davalı lehine 73.687,50 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ek kararı ile davacı vekili tarafından taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir konulması ve dava değeri 14.000,00 TL olduğundan davalı lehine takdir edilen vekâlet ücretinin düzeltilmesi için istinaf kanun yoluna başvurulduğu, kesin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması hususunda talepte bulunduğu, dosya istinaf incelemesi için gönderileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ek kararı ile, davacı vekili tarafından hükmün vekâlet ücretine ilişkin olarak tavzih talebinde bulunduğu, HMK'nın 305. maddesi gereğince hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı ve genişletilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde dava değerinin 14.000,00 TL olarak gösterildiği, davaya konu satış bedelinin de 14.000,00 TL olduğu, bilirkişi tarafından dava değeri tespit ettirilmiş ise de davacıya davasını tespit edilen bedelden takip etmesi için harç tamamlattırılmadığı, ön alım davalarında dava değerinin taşınmazın satış bedeli ve tapu harç ve masrafı olduğu, Mahkemece belirlenen 73.687,50 TL vekâlet ücretinin hatalı olduğu, davacı davasını belirlenen bedel üzerinden takip etmese bile Mahkemece keşfen belirlenen taşınmaz bedeli nazara alındığında kararın kesinlik sınırının üzerinde olduğu ve kesin olarak karar verilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının, ek kararının ve tavzih kararının kaldırılmasına, davanın reddine, 14.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın ret gerekçesi olarak taraflar arasında trampa işlemi yapılmış olması gösterilmiş ise de taraflar arasındaki işlemin müvekkilini bağlamayacağını, tarafların tapudaki işlem sırasındaki iradelerinin esas olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.