Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2526 E. 2026/2403 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2526
- Karar No
- 2026/2403
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/951 E., 2026/251 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/434 E., 2023/779 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 243 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, 27.04.2022 tarihinde paydaşlar ... ve ... ...'in paylarını davalı ...'ya sattıklarını, müvekkilinin bu satışı haricen öğrendiğini belirterek ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın uzun yıllardan bu yana taksim edilmiş vaziyette kullanıldığını, fiili taksimin varlığının ön alım hakkına kullanımına engel hâllerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif mahallinde ve duruşmada dinlenen davalı tanıklarının anlatımlarına göre taşınmazın paydaşlar tarafından fiilen payları oranında olmak üzere farklı amaçlarla ihtilafsız olarak kullanıldığı, bu durumda; dava dışı ... ... ve ... tarafından davalıya fiili kullanım oranında yapılan satış nedeniyle davacının ön alım hakkını ileri sürmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verimiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece mahallinde yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile saptanan fiili taksim olgusuna değer verilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, tapu maliklerinin dışında üçüncü bir kişinin taşınmazda kullanımı bulunduğunu ve bu kullanımın fiili taksim olgusunu bozduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.