Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2441 E. 2026/2604 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2441
- Karar No
- 2026/2604
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2454 E., 2025/6 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sandıklı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/215 E., 2023/959 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların muris ...'in 22.03.2022 tarihinde öldüğünü, muris tarafından ... Noterliğinde düzenlenen 22.02.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin Sandıklı Sulh Hukuk Mahkemesinde açılarak okunduğunu, vasiyetnamenin açılmasına karşın davalılar tarafından taşınmazların müvekkili adına tescili yönünden tapuda ferağ verilmediğini, bu nedenle eldeki davayı açmak zorunda kalındığını ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamede yer alan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile davayı kabul ettiklerini belirtmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli ve 2022/215 Esas, 2023/959 Karar sayılı kararı ile "...vasiyetnamenin tenfizi davasının nispi harca tabi olduğunu, davalıların yasal hasım olmaları ve vasiyetnamenin açılıp okunmasının tespiti davası ile halihazırdaki davada muaraza yaratmadıkları, vasiyetnamenin iptali/tenkisi davası açmadıkları, davalıların yargılamanın ilk celsesinden önce davayı kabul ettikleri, bu nedenle aleyhlerine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği...." gerekçesiyle; "1-Davanın kabulü ile ....taşınmazların muris ... adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline... 4-Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca davayı kabulün muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulması halinde karar ve ilam harcının 1/3'i oranında harç alınacağından, alınması gerekli 35.972,95TL (107.918,87TL'nın 1/3'ü) karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL ve tamamlama yolu ile alınan 23.257,00TL harcın mahsubu ile bakiye 12.635,25TL'nın davalılardan miras hisseleri oranında alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayarak artan gider avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ve 2024/2454 Esas, 2025/6 Karar sayılı kararıyla "...davalılar tarafından ön inceleme duruşmasından önce dosyaya sunulan kabul dilekçeleri ile davanın kabul edildiği anlaşılmış ise de davalılar ..., ... ve ...'in vasiyetnamenin açılması dosyasının duruşmasında vasiyeti kabul etmediklerini belirttikleri ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdikleri, bu nedenle adı geçen davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekirken yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru olmadığı, davalılardan ..., ... ve ... davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden bu davalıların sorumlu tutulması gerektiği...davalılar dilekçede gösterilen değer üzerinden davayı kabul ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi gözetilerek, dilekçede gösterilen değer 100.000,00TL üzerinden davalılar aleyhinde vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle; "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine; 1-Davanın kabulü ile ... sayılı taşınmazların muris ... adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline... 4-Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca davayı kabul muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulması halinde karar ve ilam harcının 1/3'i oranında harç alınacağından; alınması gerekli 35.972,95TL (107.918,87TL'nın1/3'ü) karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70TL ve tamamlama yolu ile alınan 23.257,00TL harcın mahsubu ile bakiye 12.635,25TL'nın davalılardan miras hisseleri oranında alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 24.055,85TL harç gideri...olmak üzere toplam 29.773,75TL yargılama giderinin davalılar ..., ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ..., ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davada muaraza yaratmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı vekili katılma yolu ile verdiği temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücreti yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, davalıların vasiyetnamenin açılıp okunması sırasında vasiyetnameyi kabul etmemeleri üzerine eldeki davayı açtıklarını, keşifle belirlenen değer üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ve davacı vekili tarafından katılma yoluyla verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.