Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2434 E. 2026/2630 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2434
Karar No
2026/2630
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/425 E., 2026/12 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Kooperatifin maliki olduğu taşınmazlara davalı tarafça el atıldığını, davalı tarafa ait yapıların da davacı Kooperatife ait taşınmazlara taşkın olduğunu belirterek el atmanın önlenmesini ve tecavüzlü yapıların kâl'ini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.03.2013 tarihli ve 2012/94 Esas, 2013/163 Karar sayılı kararıyla, davalının davacıya ait dava konusu taşınmazlara tel örgü, duvar ve taşkın yapılar yapmak suretiyle el attığı gerekçesiyle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine ve tecavüzlü yapıların kaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma kararı Mahkemenin 29.03.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.12.2013 tarihli ve 2013/16480 Esas, 2013/18206 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'ın Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.04.2012 tarihli kararıyla kısıtlandığı, kısıtlı davalının vekil tarafından 16.05.2012 tarihli celseden itibaren temsil edildiği, kısıtlı davalının, vasi yada vasi tarafından belirlenen vekil tarafından davada temsil edilmediği dönemde yapılan usul işlemlerinin geçersiz olduğu gözetilerek tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin eksiksiz olarak toplanması hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.12.2023 tarihli ve 2014/52 Esas, 2023/411 Karar sayılı kararı ile kısıtlı davalının ölümü üzerine mirasçıları davaya dâhil edilerek yargılamaya devam edilmekle, davalı tarafça davacıya ait dava konusu taşınmazlara tel örgü, duvar ve taşkın yapılar yapmak suretiyle el atıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine ve tecavüzlü yapıların kâl'ine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma kararı Mahkemenin 13.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunması üzerine; Dairemizin 26.11.2024 tarihli ve 2024/3267 Esas, 2024/5264 Karar sayılı kararıyla; davalıya ait 2 34... parselde bulunan, davacı taşınmazına taşkın şekilde yapılan hızar atölyesinin kaldırılmasına karar verilmiştir. 2 34... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, davalılar dışında dava dışı ... ve ...’ın da paydaş olduğu görülmektedir. Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilke doğrultusunda taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2 34... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, davalılar dışında dava dışı ... ve ...’ın da paydaş olduğu görülmekle, taraf teşkili sağlanmak suretiyle davacıya ait dava konusu taşınmazlara tel örgü, duvar ve taşkın yapılar yapmak suretiyle el atıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine ve tecavüzlü yapıların kâl'ine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zeminin karlı olmadığı bir tarihte keşif yapılarak, mahalli bilirkişiler de dinlenerek ölçüm yapılması gerektiğini, davalıların malik olduğunu gösteren eski mahkeme kararlarının mevcut olduğunu, bu kararın zemine uygulanması gerektiğini, ıslah yoluyla davaya yeni parsellerin eklenmesini kabul etmediklerini, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle tapu kayıtlarında meydana gelen değişiklik ve yeni gelen evraklarla birlikte dosya içeriğinin çok karıştığını, kök murisin tapu kaydına güvenerek iyiniyetle yapılar yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Kararda yazılması gereken hüküm sonucu, kararın en önemli kısmıdır. Hükmün sonucunun bu nedenle açık olarak yazılması gerekir. Hüküm sonucu, “hüküm fıkrası” ya da “kısa karar” olarak da ifade edilmektedir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait bir söz tekrar edilmeksizin istem sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt yaratmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir (HMK m. 297/2). Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Bu husus, davada taraflar kadar, kararı gerekirse daha sonra zorla yerine getirecek olan icra memuru için de önemlidir. Bu sebeple kanun koyucu, hüküm fıkrasının açık yazılmasını hem tarif etmiş, hem de açık yazılmasını belirttikten sonra, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılmasını özellikle istemiştir (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet:Medeni Usul Hukuku, 2018, 6. Bası, s. 422). 2. Bu itibarla, Mahkemece verilen hüküm fıkrasının açık ve icra edilebilir olması gereklidir. Aksi hâlde hukukî belirlilik gereği açık ve infaz kabiliyeti bulunması gereken hüküm fıkrasının özellikle icrası sırasında şüphe veya tereddütler doğmasına ve hükmün icra edilememesi gibi durumlarla karşılaşılır. 3. Somut olayda; Mahkemece davacının el atmasının önlenmesi ve kâl taleplerinin kabulüne karar verilmişse de; el atmanın bulunduğu ve kâl'ine karar verilen yapıların bulunduğu parsellerin bir kısmının sicil kaydı kapatılarak yeni parseller oluşmuştur. Bu durumda; el atılan ve üzerinde yapı bulunan taşınmazların güncel parsel numaraları tespit edilerek, el atma olgusu ile yapıların hangi parsellerde olduğu belirlenmek suretiyle infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2434, K. 2026/2630, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2434-e-2026-2630-k-64179192be65