Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1959 E. 2026/2595 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1959
Karar No
2026/2595
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2826 E., 2025/2613 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/222 E., 2025/319 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaman ili, ... ilçesi, ... Kasabasında kain 3162 (yeni 1 97... parsel) parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın 841,00 m²'lik kısmına ev, ağıl ve duvarla çevrili avlu yapılmak suretiyle davalı tarafından elatıldığını ileri sürerek taşınmazdaki haksız müdahalenin önlenmesine ve davalı tarafından yapılan yapıların kaline, meranın tekrar eski hâle getirilebilmesi için gereken 2.075,23 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davada haksız müdahale şartlarının incelenmesi gerektiğini, taşınmazın mera vasfını kazanmadan önce atalarından beri müvekkilince kullanıldığını, Mahkemece kullanıma ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, müvekkilince tapu iptal ve tescil davası açılacağını ve bu davanın eldeki davaya bekletici sorun teşkil ettiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın kadim mera olduğu, taşınmazın mera olarak tespit edilmesinden sonra mera vasfının itirazsız olarak kesinleştiğini, davalının müdahalesi sonucunda mera vasfının yitirildiği ve bu yerler davalının tasarrufunda bulunup davalının kullanımın bir hakka dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının 1 97... parsel sayılı (eski 3162 parsel) taşınmaza yapmış olduğu elatmanın önlenmesine, fen bilirkişi raporunda tespit edilen A harfi ile gösterilen 137,60 m², B harfi ile gösterilen 217,56 m², C harfi ile gösterilen 83,50 m² ve D harfi ile gösterilen 21,87 m² alanlardaki yapıların kal'ine, 2.075,23 TL mera eski hâle getirme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mera, yaylak, kışlak niteliğindeki taşınmazların kamu yararına tahsis edilmesi nedeniyle alım satıma konu edilemeyeceğinden bu tür davaların maktu harca ve vekâlet ücretine tabi olması nedeniyle davalı aleyhine maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedildiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, ancak; yargılama giderlerinden sayılan ve davacı ... tarafından yatırılan keşif harcından davalının sorumlu tutulması gerekirken bu konuda karar verilmemesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yargılama gideri yönünden yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince A, B, C, D harfleriyle gösterilen yapıların kaline karar verilmiş ise de ihata duvarın kaline ilişkin herhangi bir karar verilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak karar verilmiş ise de davanın taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle temyizi açık bir karar olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meraya elatmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesi bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Bu düzenleme uyarınca bir mahkeme hükmünde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 2.Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). 3.Meraya elatmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. 4.Somut olayda Mahkemece yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre tespit edilen A harfi ile gösterilen 137,60 m², B harfi ile gösterilen 217,56 m², C harfi ile gösterilen 83,50 m² ve D harfi ile gösterilen 21,87 m² alanlardaki yapıların kal'ine karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 1,40m uzunluğunda, 50 cm yüksekliğinde çamur harçlı taş duvar nitelikli ihata duvarı bulunduğunu da tespit etmiştir. Hal böyle olunca bilirkişi tarafından tespiti yapılan ihata duvarı hakkında da elatmanın önlenmesi ve yıkım talebi bulunduğuna göre bu yapıya ilişkin talep yönünden de olumlu, olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu husus hakkımda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1959, K. 2026/2595, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1959-e-2026-2595-k-8dab8a3e52b9