Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2201 E. 2026/2194 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2201
Karar No
2026/2194
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1215 E., 2026/244 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/86 E., 2025/44 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1 52... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, kardeşi ...'nin taşınmazdaki hissesini 11.03.2024 tarihinde davalı ...'ya 1.100.000,00 TL bedelle sattığını, davalı tarafça ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla satış bedelinin yüksek gösterildiğini, müvekkilinin satıştan haberdar edilmediğini ve satış bedeli ile harç masrafları yatırmaya hazır olduğunu belirterek, yasal ön alım hakkı tanınarak davalı üzerindeki 1 52... parsel sayılı taşınmazdaki hissenin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fiili taksim yoluyla taşınmazı paylaştıklarını, davacının muvazaa iddiasını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim bulunduğu ispatlandığından, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hissenin rayiç değerinin 500.000,00 TL olmasına rağmen tapuda 1.100,000,00 TL olarak yüksek gösterildiğini, bedelde muvazaa iddialarının olduğunu, davacı tanığı ...'ın dinlenilmediğini, ihzar müzekkeresi gönderilmemesine rağmen dinlenmesinden vazgeçildiğini, dinlenilmesi taleplerinin reddedildiğini, sunulan hisse kullanım krokisinin fotokopi olduğunu, hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığını, fiili taksimi kabul etmemekle birlikte fiili taksim durumu bir kullanım anlaşması olarak kabul edilse bile bu anlaşmanın sadece taraflarını bağlayacağını, kullanım krokisinin imzası bulunan harita mühendisine sorulmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere taşınmazda fiili taksim bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/2201, K. 2026/2194, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-2201-e-2026-2194-k-d75f46e53958