Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2473 E. 2026/2188 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2473
Karar No
2026/2188
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2655 E., 2025/288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/444 E., 2023/303 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...’in mirasından mal kaçırmak amacıyla ... Bankası/ Konya Şubesindeki hesaplarında bulunan paraları davalı ... üzerine geçirdiğini, davalı ...’un da davacılardan saklamak için parayı müşterek anne olan davalı ... üzerine geçirdiğini, müvekkilleri tarafından bu durumun yeni öğrenildiğini, davalıların her ikisinin de ayrı ayrı böyle bir birikimi elde etme yönünde gelirleri olmadığını, işlemin muvazaalı olduğunu, davacının mahfuz hissesine tecavüz edildiğini ileri sürerek, saklı payın tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, murisin hesabından müvekkilinin aynı bankadaki hesabına bir para geçişinin söz konusu olmadığını, davalının kendisine ait parayı hesabına yatırdığını, taraflar arasındaki anlaşmazlığın daha öncesinde de mahkemeye yansıdığını ve Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/605 Esas sayılı dosyasında davalıya para verildiği kanıtlanamadığından davanın reddine karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “muris tarafından diğer mirasçılardan mal kaçırmak-saklı paylarını zedelemek amacı ile tüm paraların davalı ...'a devredildiği iddiası kanıtlanamadığından, ayrıca davalı ...'un da muris tarafından devredildiği iddia olunan paraları diğer davalı anne ...'e devrettiği ispatlanamadığından” davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacı tarafın tenkise konu işlemi iş bu davadan önce açılan Aksaray 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/605 E. Sayılı dosyasında 27/05/2014 tarihinde bildiği ve öğrenmiş olduğu, eldeki davanın bir yıl geçtikten sonra 26/11/2015 tarihinde açılması nedeniyle hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, ayrıca davacı tarafın iddiası murisin davalı ...'a mal kaçırmak amacıyla para verdiği, ...'un da daha sonra davalı anne Havva'ya verdiği yönünde olduğundan davalı ... hakkında uygulanan hak düşürücü sürenin diğer davalıya da sirayet ettiği” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ret gerekçesi değiştirilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: 1. Murisin davalı ...’a ... Bankasında bulunan parasını verdiğini Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/605 Esas sayılı dosyasında davalı tarafın verdiği cevap dilekçesinin kendilerine tebliği ile öğrendiklerini, aksini ispat eden somut delil olmadığını, davalının aynı zamanda cevap dilekçesinde paraların diğer davalı Havva’ya devredildiğini beyan ettiğini, bunun da öncesinde bilinmesinin mümkün olmadığını, bilinme hususunun davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, 2. Davanın esasına ilişkin değerlendirme ve kabulün de hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2473, K. 2026/2188, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2473-e-2026-2188-k-2689a04753d5