Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3325 E. 2026/2191 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3325
Karar No
2026/2191
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/218 E., 2025/932 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/204 E., 2022/361 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 5 19... parselde yer alan binanın yürürlükteki imar planına ve yasal izinlere uygun olmayan yükseklik ve şekilde yapıldığını, koyu renkli kaçak çıkmalarla müvekkilinin 1 77... parseldeki manzarasının engellendiğini, taşınmazının değer kaybettiğini, hoşgörü ve tahammül sınırlarının aşıldığını ileri sürerek kaçak yapı ve çıkmalarının yıkılarak yapının fiili durumunun 3194 sayılı İmar Kanunu ve Yönetmeliklerine uygun şekilde eski hâle getirilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi hâlinde ise şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu gayrimenkul hakkında düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi mevcut olduğunu, bundan sonraki tüm sorumluluğunun müteahhitte olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “keşifte dava konusu 93 parselin çatısına çıkıldığında 92 parselin asansör ve merdiven kovasının görüldüğü, manzaranın büyük oranda kapanmadığı ancak asansör kovasının olduğu kısmın kapandığı, 92 parselin çatısına çıkıldığında merdiven kovasının yüksekliğinin insan boyu ile orantılı olduğu, aşırı bir yüksekliğinin olmadığının gözlemlendiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlar ile 92 parsel çatısının projesine uygun olarak yapıldığı, bu nedenle davacının maddi zararının oluşmadığının tespit edildiği, davacının, davalının projeye aykırı inşaat ve kaçak yapısının olmaması nedeniyle manzarasının kapanmadığı ve maddi zararının da oluşmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Merdiven kulesinin davacının manzarasını kısmen kapattığı sabit olsa da, komşuluk hukuku açısından katlanma sınırları içerisinde bulunduğu ve maddi zararının oluşmadığı, komşuluk hukukuna aykırılık tespit edilemediğinden ret kararının isabetli olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davalıların imar planına, yönetmeliklere ve yapı ruhsatına tamamen aykırı olarak bina üzerine ek kat çıkmak sureti ile kaçak olarak inşa ettikleri yapı nedeni ile komşu parsellerin manzara gibi haklarına ve semt silüetine zarar verdiklerini, Mahkemece sadece maddi zarar açısından değerlendirme yapıldığını, eski hâle getirme yönünden değerlendirilmediğini, 92 parseldeki yapının projeye göre 30 cm yüksek olarak kaçak inşa edildiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ancak bu hususun dikkate alınmadığını, davacı taşınmazının manzarasını kapattığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, 2. Mahkemenin, davacı manzarasının kapatıldığını kabul etmesine rağmen davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, çelişkili karar verildiğini, hoşgörü sınırlarının aşılıp aşılmadığının araştırılmadığını, 3. Deniz manzarasına göre değer biçilen bir taşınmazın manzarasının hukuka aykırı bir şekilde kapatılması halinde taşınmaz sahibinin maddi zarara uğrayacağını, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalıların müvekkilinin deniz manzarasını kapattığını, kusursuz sorumluluğun söz konusu olduğunu belirterek temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi ile terdiden tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3325, K. 2026/2191, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3325-e-2026-2191-k-6ba93f5b76a6