Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4277 E. 2026/2185 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4277
- Karar No
- 2026/2185
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/910 E., 2025/1288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/448 E., 2025/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 43... ve 1 44... parsellerdeki taşınmazların hissedarı olduğunu, taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1677 Esas sayılı dosyasında açılan davanın derdest olduğunu, bu taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçlar ile ... ve tel örgünün davacı tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek, ..., tel örgü ve ağaçların (ceviz, vişne, elma, kiraz, fındık, asma, üzüm, şeftali, muşmula, erik mevcuttur) mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davacı tarafından, 2 43... parsel ve 1 44... parsel üzerindeki ..., tel örgü ve ağaçların kendisine ait olduğu iddiasıyla açılan muhdesatın tespiti davasını kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; dava konusu taşınmazlarda davacının ve davalıların muristen intikalen hisselerinin bulunduğu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/1677 Esas sayılı dosyası ile derdest ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu, mahallinde yapılan keşif neticesinde; detayı bilirkişi raporunda verilen miktarda ağaç, tel örgü ve ... bulunduğu, keşif mahallinde ve duruşmada dinlenen tanıkların birbiri ile örtüşen ve tutarlı beyanlarından, dava konusu ağaçların davacı tarafından dikildiği, masraflarını davacının karşıladığı, bu nedenle muhdesat niteliğindeki ağaçları davacının meydana getirdiği kanaatine ulaşılarak; bu muhdesatlar yönünden davanın kabulüne, tel örgü ve hendeğin muhdesat niteliğinde olmadığı gerekçesiyle buna ilişkin talebin de reddine yönelik olarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; Mahkemece, tanık beyanlarında anlatılan ve ziraat bilirkişi raporunda belirtilen; kolayca sökülüp taşınması mümkün olan beton direkli tel ve topraktan kazılan hendeğin muhdesat niteliği taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön bulunmadığı, ancak kendini vekil ile temsil ettiren davalılar davayı kabul ettiği için lehlerine vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin hükümden çıkarılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Gerek tanık beyanları gerekse de davayı kabul beyanlarından tel çit ve hendeğin de davacı tarafından yapıldığının sabit olduğunu, b. Taşınmazların tüm su ihtiyacının bu toprak hendekten sağlandığını, hendeğin sökülüp götürülme imkanı olmadığını, c. Tel çit ve beton direklerin taşınmazların bütünleyici parçası olduğunu, mahkemece ..., tel çit ve beton direkler yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu bu nedenle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.