Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4269 E. 2026/2183 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4269
Karar No
2026/2183
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1404 E., 2025/1037 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/451 E., 2023/62 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25.10.2019 tarihinde dava dışı ... ...’dan satın alarak maliki olduğu, Bursa ili, ... ilçesi, 26 88... parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 katlı binadaki dairelerden birinde davalının oturduğunu, arada herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını ve gibi taşınmazı tahliye de etmediğini ileri sürerek mülkiyet hakkına dayalı olarak müdahalenin önlenmesini ve şimdilik 2.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın öncesinde davalının babası ... ...'ya ait olduğunu, ...’nin 1. katı yaptığını, 2. ve 3. katları ise davalının inşa ederek oturmaya başladığını, davalının iyiniyetli olduğunu, davalı ile babası ... arasında uyuşmazlıklar çıkmaya başlayınca, baba ...’nin davacı ile anlaşıp muvazaalı şekilde taşınmazı temlik ettiğini, buna ilişkin dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını, ayrıca taleplerin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; dava konusu taşınmazın 25.10.2019 tarihinde davacı tarafından satın alındığını, davalının taşınmazdaki 2. ve 3. katları bir önceki malik olan babasının muvafakati ile kendisinin inşa ettiğini ileri sürdüğü, davalı tarafın, davacının taşınmaza malik olduğunu bildiği hâlde taşınmazda ikamet etmeye devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; dava konusu taşınmazda davacının 1/46 oranında paydaş olduğu ve davalının ise bu taşınmazın dış kapı No:2, iç kapı No:3 adresindeki kısmını işgal ettiği anlaşıldığından, infazda tereddüt oluşturmaması açısından bilirkişi raporundaki krokinin de kararın eki sayılması gerektiği, ayrıca ecrimisil bedeline de el atmanın önlenmesi kararı verilen taşınmaz yönünden hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hükümle; davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava değeri, harç ve vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını, 2. Davalının iyiniyetli olduğunu, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, 3. Taşınmazın muvazaalı olarak davacıya devredildiğini, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/122 Esas sayılı dosyadan tasarrufun iptaline karar verildiğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması taleplerinin Mahkemece kabul edilmediğini, 4. Davalı tarafça açılan alacak davası kabul edildiğinden, dava konusu taşınmaz üzerinde taraflarına hapis hakkı tanınması gerektiğini, 5. Davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin usule uygun olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4269, K. 2026/2183, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4269-e-2026-2183-k-83bf3c4bdcd8