Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3883 E. 2026/2182 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3883
Karar No
2026/2182
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1095 E., 2025/1495 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/213 E., 2024/739 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/565 Esas, 2023/949 Karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasında verilen kararın kesinleştiğini ve dava konusu taşınmazların satış memurluğunca satışına karar verildiğini, taşınmazlar üzerinde davacılara ait yapılar olduğunu, bu yapılarında satışa konu olduğunu ileri sürerek; öncelikle satışın tedbiren durdurulmasını, yapılacak yargılama sonucunda da taleplerinin kabulü ile, 1 adet ahırcı evi, 3 adet ahır, 1 adet yem deposu amaçlı kullanılan iskeleli sundurmalı açık besi ahırı, 3 katlı betonarme ev ve kargir evin mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığı gidermek için 2013 yılında dava açıldığını ve davanın 26.12.2023 tarihinde bittiğini, müvekkillerinin kendileri tarafından ortak taşınmazlara yapılan binalar için ortaklığın giderilmesi davası açıldıktan hemen sonra 2014 yılında muhdesatın tespiti davası açtıklarını ve davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacılar her iki davaya da katılmalarına rağmen bugüne kadar dava açmadıklarını, taşınmazların satışı aşamasında açılan bu davanın hakkın kötüye kullanılması olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının, Tokat ili, ... ilçesi, Taşlıçiftlik Köyü 1 16... (eski 694 parsel) parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 1 adet ahırcı evi, 3 adet ahır, 1 adet yem deposu, 3 katlı betonarme ev ve tek katlı kargir evin kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespiti için işbu davayı açtığı, taşınmaz yönünden Tokat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/565 Esas, 2023/949 Karar sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasında davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği ve kararın 26.12.2023 tarihinde istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, taraflar arasında kararın verildiği tarihte derdest ortaklığın giderilmesi davası ve buna bağlı olarak güncel hukuki yarar bulunmadığı, satış işlemlerinin devam etmesinin, muhdesatın aidiyeti davasının görülmesi için gereken hukuki yararı sağlamayacağı gerekçesiyle davanın güncel hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların yaptığı muhdesatların bulunduğunun sabit olduğunu, şekli anlamda yapılan incelemenin adaletsiz bir sonuç ortaya çıkaracağını, 2. Taşınmazların satılması hâlinde davacıların muhdesatını kaybedeceğini bu nedenle dava açmakta hukuki yararları olduğunu, 3. Mahkemece aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3883, K. 2026/2182, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3883-e-2026-2182-k-a97858b9385f