Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4283 E. 2026/2186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4283
- Karar No
- 2026/2186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1751 E., 2025/2023 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/97 E., 2025/102 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların İstanbul 15. Aile Mahkemesinin 23.10.2018 tarihli ve 2016/794 Esas, 2018/742 Karar sayılı kararıyla boşandığını, karar kesinleşmiş olmasına rağmen daha önce aile konutu olarak kullanılan davacıya ait dava konusu taşınmazın tahliye edilmediğini, davalı tarafa ... 32. Noterliğinin 22.08.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname tebliğ etmelerine rağmen taşınmazın teslim edilmediğini ileri sürerek; dava konusu ... Mahallesi 55 65... parelde yer alan taşınmaza el atmanın önlenmesine, boşanma dosyasının kesinleşme tarihi olan 17.05.2022 tarihinden itibaren şimdilik 20.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu evin alınmasında hiçbir katkısı olmamasına rağmen müvekkilini mağdur etmeye çalıştığını, taraflar arasında mal rejiminden kaynaklanan katkı payı alacağına ilişkin dava olduğunu, katkı payı alacağına ilişkin davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, 22.08.2023 tarihli ihtarnamede miktar belirtilmemiş olması nedeniyle davalının temerrüde düşürülmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; taşınmazın arsa vasfında kayıtlı olduğu, davacının 1/14 pay sahibi olduğu, tarafların İstanbul 15. Aile Mahkemesinin 2016/794 Esas, 2018/742 Karar sayılı ilâmı ile boşandıkları, davacı tarafça davalıya ihtar gönderildiği ihtarnamenin davalıya 15.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, taşınmazın dava tarihindeki değerinin 1.274.942,28 TL olarak tespit edildiği, davacının malik olduğu taşınmazda, davalının herhangi bir şahsi hakka dayanmadan ikamet etmesinin haksız el atma teşkil ettiği, davacının rızasının ihtarnamenin tebliği ile kalktığı ve bu tarihten itibaren ecrimisil talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 55 65... parseldeki taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine ve 60.000,00 TL ecrimisil tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. EK KARAR Davacı vekili ve davalı vekili tarafından hükmün düzeltilmesi talebinde bulunulmuş, Mahkemece verilen 21.05.2025 tarihli ek kararla; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak, hüküm kısmına cadde ve daire numarasının eklenmesine, dava kısmen ret olduğundan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davalı vekilinin talebi üzerine Mahkemece resen hükmün tamamlanması yoluyla davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Tavzih yoluyla taraflar yüklenen hak ve borçların değiştirilemeyeceğini, 3. Mahkemece taraflar dinlenmeden ek karar verilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek ek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.