Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5135 E. 2026/2204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5135
- Karar No
- 2026/2204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2024/271 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşmasız, bir kısım davalı ve bir kısım davalılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı asil ile vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için 21.04.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 16 45... parsel sayılı taşınmazda fabrika alanı olarak 500 metrekareyi 07.01.1983 tarihinde haricen satın aldığını ve o tarihten bu yana malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın üzerinde fabrika inşa ettiğini belirterek; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazda 500 metrekarenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 26.04.2023 tarihli ıslah dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fabrika ve eklentilerinin kapladığı ve müvekkilinin haricen satın aldığı 1.500 metrekarenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalı ve bir kısım davalı vekilleri; tescil koşullarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.12.2015 tarihli kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 10.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli kararıyla; 4721 sayılı Kanun'un 713/2. maddesinde öngörülen koşulların somut olayda oluştuğu, davacının talep ettiği 500 metrekarenin ifrazının mümkün olup olmadığı saptanarak ifraz mümkün değilse oran kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.03.2021 tarihli kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davayı tamamen ıslah ettiği, taşınmazın 1.265,76 metrekare kısmında 4721 sayılı Kanun'un 13/2. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu, bu kısmın ifrazının mümkün olmaması nedeniyle oran kurulmak suretiyle tescile karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Bir kısım davalı ve bir kısım davalı vekilleri temyiz dilekçelerinde; usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmaza kayıt malikleri öldükten sonra mirasçılarının zilyet olduklarını, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, davacının ıslah talebinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraf teşkilinin sağlanmadığını, bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemişlerdir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu edilen alanın hatalı hesaplandığını, iptale konu alanın ifrazının mümkün olduğunu, yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini ifade ederek kararın bozulması isteğinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 4721 sayılı Kanun'un 713/2. maddesinde düzenlenen ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Aşağıdaki paragraflarda açıklanan sebeplerle davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Bir kısım davalı ve bir kısım davalı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya içeriğinden; dava konusu 16 45... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 26.06.1952 tarihinde kayıt malikleri ... ... ve ... adlarına yapıldığı, kadastro tutanağının edinme sebebinde taşınmazın ... ve ... ... tasarrufundayken bu kişilerin muhtelif tarihlerde ölümleri ile mirasçıları belirlenemediğinden bu kişiler adına tespit yapıldığının belirtildiği; kayıt maliki ...'in 1910, ... ...'in ise 1914 yılında öldüğü, kadastro tutanağının 18.07.1977 tarihinde kesinleştiği, davacının zilyetliğinin başlangıcının 1983 yılı olduğu ve davanın 02.08.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro sırasında, ölü olduğu anlaşılan ancak mirasçıları belirlenemeyen kişilerin adına tespit yapıldığı hâllerde kayıt maliki olarak her ne kadar ölü olan şahıs gözükse de, aslında tespit edilen ölü şahıs değil, onun mirasçılarıdır. Bu durumda, 4721 sayılı Kanun'un 713/2. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceğinden, kayıt maliklerinin ölümüne dayalı olarak zilyetlikle kazanım mümkün değildir. Bu hususun daha önce yapılan temyiz ve karar düzeltme incelemelerinde görülmemiş olması maddi hataya dayalıdır. Maddi hataya dayanan bozma ve karar düzeltme ilâmının davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Bir kısım davalı ve bir kısım davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgililere iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak Avukat ... ile temsil edilen davalılara verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.