Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2922 E. 2026/2161 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2922
- Karar No
- 2026/2161
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/416 E., 2024/2221 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/532 E., 2022/259 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'ın sağlığında adına kayıtlı Burdur ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 89... parsel sayılı yerin 1/2 hissesi ile 89... ve 7 parseli kapsayacak taşınmazın bütününü satın aldığını, bu taşınmazlardan 6 parseli eşi ... adına tescil ettirdiğini, muris ... hayatta iken taşınmazın bir bölümünün (7 parsel) park alanı ve yola terk olmak üzere ayrıldığını, ancak uzun yıllar geçmesine rağmen Belediyenin kamu yararı adına yol vel imar planında gözüktüğü şekli ile park yapmadığını, aradan geçen süre içerisinde yeni imar planları ile ihtilaf konusu taşınmaz park alanı olmaktan çıkarıldığını, dava konusu taşınmazın halen herhangi bir kişi ya da kurum adına tescilli olmadığını, davacıların otuz yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız olarak taşınmazda tarımsal faaliyetlerini yürüttüğünü ileri sürerek davacılar tarafından uzun yıllar boyunca nizasız ve fasılasız olarak kullanılan ve tapu kütüğünden malikin kim olduğu anlaşılamayan 89... parselin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin 2. fıkrası ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13. maddesinin B fıkrasının c bendinde yer alan zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı hukuki nedenine dayalı olarak dava konusu taşınmazın tapuda davacılar adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Hazine arazisi olmadığını, imar alanı içerisinde kaldığını, Belediye tarafından park yeri ve yola terk olarak ayrıldığını, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinı, iddiaların çelişkilerle dolu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan taşınmazların bulunduğu bölgede Burdur Belediyesi Encümeni'nin 11.10.2018 tarihli ve 2018/1543 sayılı kararı ile 18. madde uygulaması yapıldığını, söz konusu taşınmazlarda Burdur Belediye Başkanlığının herhangi bir hissesi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sahipli ve tapulu taşınmazlarda zilyetlikle kazanımın mümkün olmadığını, bu tür davalarda taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması veya tapuya kayıtlı olsa da malikinin kim olduğunun anlaşılamaması ve yahut kayıt malikinin yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş olması gerektiğini, davalı adına tescil edilmiş ve davalının maliki olduğu taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yolu ile davacılar lehine tescilinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, yargılamanın geldiği aşamada davalının davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dahili davalılar yönünden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmündeki koşulların oluşmadığı, 17 26... , 2, 3 parsellere imar uygulamasında 89... parselden gelen şuyulandırma bulunmadığı, bu parsel maliklerinin davaya dahil edilmesinin tapu mirasçıları olmamaları ve 89... parselden gelen haklarının bulunmaması ve zorunlu dava arkadaşlığı olmaması nedeniyle kendilerine taraf sıfatı kazandırmayacağından mahkemece ... lehine vekâlet ücretine takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmaması gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, ayrıca, kadastro tutanaklarında isimleri yazılı kişilerin tapu kütüğünden malik olarak anlaşıldığı belirtilmiş ise de, ... oğlu ..., ... zevcesi ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ... ve ... zevcesi ... şeklinde yazılı isimlerin kim olduğunun bu bilgiler ile bilinmesinin mümkün olamayacağının aşikar olduğunu, bu kişilere kayyım atanması gerekitğini, bedelsiz terk edilen taşınmazın bedelsiz şekilde iade edilmesi gerektiğini, yargılama devam ederken Mahkemece taşınmazın imar uygulaması ile 17 26... , 2, 3 parsele dönüştürüldüğü ve dahili davalıların taşınmazda hisse sahibi yapıldığını, dahili davalı olarak gözüken tarafların lehine bir hüküm tesis edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tapu iptali ve tescil istemine dayandığı, dava sonunda davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen dava konusu tapu maliki olan dahili davalı lehine vekâlet ücretine hükmolunmadığı ve vekâlet ücreti yönünden lehlerine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu belirterek kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmü uyarınca maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2. Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kendisine husumet yöneltilen dahili davalı ... vekil tarafından temsil olunduğuna göre lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirse de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Dahili davalı ... vekilinin tarafın İlk Derece Mahkemesi kararının vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasına 7. bent olarak "Dahili davalı ... lehine belirlenen 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak dahili davalı ...'a verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.