Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2559 E. 2026/4646 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2559
- Karar No
- 2026/4646
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1693 E., 2025/1633 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/103 E., 2023/312 K.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili; müvekkillerin Elazığ ili, ... Mahalleri, 1649 pafta doğu yanı ile 35 parselde bulunan gayrimenkulün kuzey tarafındaki taşınmazı 35 yıldan bu yana nizasız ve fasılasız olarak malik iradesiyle bağ olarak ve badem ağacı ekmek suretiyle kullandıklarını, dava konusu gayrimenkulün bulunduğu yerin, geçmiş yıllarda yapılan kadastro çalışmaları sırasında bayır vasfında olduğundan kadastro tespit tutanaklarında tespit dışı bırakıldığını, müvekkillerin de dava konusu gayrimenkullerin yerlerini ihya etmek suretiyle ekim ve dikim yaparak tarıma elverişli hale getirdiklerini ileri sürerek taşınmazın müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; müvekkili idarece yapılan tahkikatta davaya konu taşınmazın 20-30 yıldır boş olduğu, kullanılmadığının tespit edildiğini, davacıların iddia ettikleri gibi taşınmaza zilyet olmadıklarını, kaldı ki dava konusu taşınmaz imar planında yer almakta olup imar ve ihya suretiyle kazanımının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın Belediye imar planında ağaçlandırma alanı içerisinde kaldığını, Belediye hudutları dahilindeki yerlerin arsa vasfında olması nazara alınarak kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle mülk edinilmesinin mümkün olmadığını, davada olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kazanım şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın keşfen saptanmış dava değeri üzerinden harcın tamamlanması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Yerel Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar ile; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinde belirtilen anlamda zilyetliğe dayalı tescil şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek davanın reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... (...) köyünde 5602 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın tescil harici bırakıldığı, kadastro çalışmalarının 16.02.1954 tarihinde kesinleştiği, akabinde 31.08.2018 yılında kesinleşen ve 3402 sayılı Kanun'un 22-2.a maddesine göre yapılan yenileme çalışmalarında da taşınmazın tescil harici bırakıldığı, ileri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, taraflarca ileri sürülen iddia savunma ile dosya kapsamında toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.