Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4646 E. 2026/2603 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4646
- Karar No
- 2026/2603
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/641 E., 2025/818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/348 E., 2022/455 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 12 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda herhangi bir hakka dayalı olmaksızın oturduğunu ve davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesi ile şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin ölen eşi olan ...'ın kardeşi olduğunu, bu nedenle davanın diğer mirasçılara da ihbarının gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalının dava konusu taşınmazı müvekkilinin çocuklarına devretmeyi taahhüt ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2021/348 Esas, 2022/455 Karar sayılı kararı ile "...18.01.2021 tarihli sözleşme içeriği dikkate alındığında dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalının çocuklarına devretmeyi taahhüt ve kabul ettiği ... bu nedenledava konusu taşınmazın davalı ve davalının çocuklarının kullanımında olmasının geçerli ve hukuki bir sebebe dayandığı, davacının dava konusu taşınmazı davalının çocuklarına devretmeyi taahhüt ve kabul etmekle eldeki davayı açmasının hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2025 tarihli ve 2024/641 Esas, 2025/818 Karar sayılı kararı ile "...davacının el atmanın önlenmesi ve tahliye talebi yönünden mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği...ecrimisil hesabı yönünden ise 22.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda tebliğ tarihi olan 07.04.2021 tarihi yerine 13.04.2021-30.09.2021 arasında hesaplanan 8.292,00 TL aleyhe istinaf sebebi yapılmadığı için bu bedel üzerinden ecrimisile hükmedilebileceği..." gerekçesiyle ; "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile: A)Davacının davasının el atmanın önlenmesi ve tahliye talepleri yönünden davanın kabulüne Davacıya ait ... 12 numaralı bağımsız bölüme davalının müdahalesinin men-i ile tahliyesine, B)Davacının davasının Ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne, Davalının, davacıya ait taşınmazı haksız olarak kullandığı anlaşılmakla, 8.292,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla; 1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraflar arasında yapılan inanç ilişkisinin göz ardı edildiğini, 2. Sözleşmenin 5. maddesinde davalının çocukları 18 yaşına gelinceye kadar taşınmazın satılamayacağının davalı tarafından taahhüt edildiğini, 3. Dava konusu taşınmazda davalının yıllarca oturmuş olmasının haksız şagil olmadığının göstergesi olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, "iyiniyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995. maddesi hükmüne göre; “malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir.” 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; “malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
3. Dava konusu taşınmaz 24.09.2013 tarihinden itibaren davacı adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Dosya kapsamından dava konusu taşınmazda davalı ... ile ergin olmayan çocukları ... ve ...'ın birlikte ikamet ettiği, tarafların da imzasının yer aldığı 18.01.2021 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde, davalının çocukları ... ve ...'ın 18 yaşına gelene kadar dava konusu taşınmazı kullanmalarına müsaade edilerek taşınmazın satılmayacağının taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. 4. Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Ne var ki; uygulamada taşınmazı kullanan kişi, haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı ya da davacının rızası dahilinde kullandığından bahisle yararlanmayı sürdürüyorsa (harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi vs.) bu gibi hallerde, rızanın ortadan kalkması veya tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız ve kötü niyetli kullanım kabul edilmemektedir. Rızaya dayalı kullanım, haksız ve kötü niyetli bulunmadığından tazminat ile sorumluluk da söz konusu olmamaktadır. 18.01.2021 tarihi sözleşme ile davacı ... davalının çocukları 18 yaşına gelinceye kadar dava konusu taşınmazı satmayacağını taahhüt ettiğine göre taşınmazın kullanımına rıza gösterdiği, belirtilen ilkeler ışığında haksız bir işgal de söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1-4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.