Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4419 E. 2026/2267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4419
Karar No
2026/2267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/564 E., 2024/1786 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/640 E., 2023/355 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin İstanbul ili, ... ilçesi, 99 17... parsel sayılı ve arsa nitelikli taşınmazda farklı hisselerin müştereken malikleri olduğunu, bu arsa üzerinde bulunan apartman nitelikli yapıdaki dairelerde oturmakta olduklarını, dava konusu taşınmaz üzerinde inşa edilen apartman nitelikli yapıda izin verilen kat sayısından daha fazla kat inşa edildiği için binada kat mülkiyetinin kurulamadığını, bu sebeple davacı müvekkillerin oturduğu dairelerin bağımsız bölümler olarak ayrılarak tescil edilemediğini, davalılardan ... tarafından söz konusu arsada bulunan apartmandan üç adet daire satın aldığını, bu dairelerin kendisine teslim edilmediği iddiasıyla müvekkilleri aleyhine İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1285 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını ve 26.12.2013 tarihli karar ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, davanın kabulüne yönelik verilen kararın temyiz edildiğini ve Dairemizin 04.04.2022 tarihli kararı ile onandığını, davanın karar düzeltme yoluna başvurulması nedeniyle hâlen derdest olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazdaki dairelerin müvekkillerine ait olduğunun ayrı ayrı tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasının kabulüne karar verildiğini, kararın bozulması talebiyle yapılan karar düzeltme dilkeçesinin de reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, bu nedenle eldeki davanın açılmasında davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2022/640 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararı ile "...eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle derdest bir ortaklığın giderilmesi davasının yanı sıra kentsel dönüşüm ya da kamulaştırma işleminin de olmadığının anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca açılan davada hukuki yarar bulunmasının dava şartlarından olup mahkemece re'sen gözetilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle "...davanın HMK'nın 114/1-h ve115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli ve 2024/564 Esas, 2024/1786 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Eldeki davanın açıldığı tarihte ortaklığın giderilmesi davasının karar düzeltme aşamasında bulunduğunu ve derdest olduğunu, 2. Verilen karar ile müvekkillerinin hak kaybına uğradıklarını ve mağdur olduklarını, 3. Müvekkillerinin Anayasa ile teminat atına alınmış olan mülkiyet haklarının verilen ret kararı ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4419, K. 2026/2267, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4419-e-2026-2267-k-5d65c6ae7654