Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2095 E. 2026/2269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2095
- Karar No
- 2026/2269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2777 E., 2026/327 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/154 E., 2023/361 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 40 07... parsel sayılı taşınmazda hissesinin bulunduğunu, dava konusu 1/3 hissenin 24.08.2020 tarihinde dava dışı ... tarafından toplam 150.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, bu satışın müvekkillerinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını, müvekkillerinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yapılan işleminden haberinin bulunduğunu, bu nedenle eldeki davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın taraflarca fiilen taksim edilerek kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve 2022/154 Esas, 2023/361 Karar sayılı kararı ile; "...davacı tanığı ...'ın duruşmada; kendisinin davacının eşi olduğunu..taşınmazda diğer hissedarlarla herhangi bir fiili paylaşımın yapılmadığını, taşınmazın eşi tarafnıdan satın alınırken kullanılması gereken yerin önceki paydaş tarafından gösterildiğini, payını davalıya satan ...'in tarlanın sağdan aşağı olan kısmını kendisinin kullandığını beli,terek diğer kısmı kısmı siz kullanın dediğini, taşınmazın tapuda devir alındığı tarihten beri zeytinleri ilk baştaki konuşmaya göre topladıklarını, 20 yıldır hiç bir sorun olmadığını, fotoğrafta gösterilen sürülü yerin kendisi tarafından sürüldüğünü, konuşulduğu şekilde diğer tarafa hiç geçmediğini, diğer hissedarın da kendilerinin olduğu tarafa hiç geçmediklerini beyan ettiği; davalı tanıklarınca da taşınmazın sağ tarafında bulunan 9-10 zeytin ağacın yer aldığı kısmın davalıya pay satan ... tarafından kullanıldığı, kullanımın 30 yıldır bu şekilde olduğunu beyan ettikleri..dava konusu taşınmazın üzerinde fiili paylaşımın bulunduğunun anlaşıldığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine... " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2026 tarihli ve 2023/2777 Esas, 2026/327 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Fiili taksimin kabulüne yönelik Mahkeme kararının Yargıtayın 7. ve 14. Hukuk Dairlerinin emsal kararlarına aykırı nitelikte bulunduğunu, 2. Tanıkların keşifte ayrı ayrı ve tarafların kullandıkları yerleri göstererek dinlenmesi gerektiğini, Mahkemece tanıklar keşif mahallinde dinlenmeden hüküm kurulduğunu, 3. Dava konusu taşınmazın 1/3 hissesinin yabancı birine satılmış olduğunu, bu nedenle taşınmazın kullanımından kaynaklanan yararın azaldığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.