Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2149 E. 2026/2272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2149
- Karar No
- 2026/2272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1749 E., 2025/291 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/78 E., 2023/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 16 38... parsel sayılı taşınmaza malik olduğunu, davalının kaçak olarak 16 38... parsel sayılı taşınmaza dükkan inşa ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve yapının kâl’ini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 16 38... parsel sayılı taşınmaza satış suretiyle malik olduğunu, dava konusu dükkanın 16 38... parsel üzerine yapıldığını tespit dosyası raporuyla öğrendiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724 .maddesindeki şartların gerçekleştiğini ileri sürerek, 16 38... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; binanın malik olduğu 16 38... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğunu, davacıların taşınmazına el atmadığını, taşınmazın 16 38... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığının anlaşılması hâlinde 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının ölçüm yaptırmadan bina yaptığını, iyiniyetli olmadığını, temliken tescil koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu davacılar adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalının kullanımında olan iki katlı dükkan bulunduğu, bu durumun davalı yanın da kabulünde olduğu, dava tarihi itibariyle arsa değerinin 522.000,00 TL, yapı değerinin 55.276,58 TL, yapı yıkım bedelinin 14.000,00 TL olduğunun bilirkişiler tarafından hesaplandığı, asıl davanın kabulüne karar vermek gerektiği, birleştirilen davada davalı-birleştirilen dosya davacısının, iki katlı dükkânın yapıldığı taşınmazın başkasına somut olayda davacılara ait olduğunu bilebilecek durumda olması nedeniyle iyiniyetli olmadığı gibi arazi değerinin de yapı değerinden misliyle fazla olduğu, bu nedenlerle davalı-birleştirilen dava davacısı lehine temliken tescil koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle asıl davada davanın kabulü ile davalının 16 38... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 10.07.2018 havale tarihli raporu ekindeki krokide "A" harfiyle gösterilen toplam 87,00 m²'lik kısmına yönelik müdahalesinin önlenmesine, fen bilirkişisinin 10.07.2018 havale tarihli raporu ekindeki krokide "A" harfiyle gösterilen iki katlı yapının kâl'ine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili "İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte hazır edilen fen bilirkişinin 09.07.2018 tarihli raporunda dava konusu yapının 15 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu, 16 parsel sayılı taşınmazda yapı bulunmadığının belirtildiği, inşaat mühendisi bilirkişinin 13.11.2017 tarihli raporunda ise zemin değerinin 522.000,00 TL, bina değerinin 55.276,58 TL olduğunun saptandığı, bu durumda birleştirilen davada talep edilen temliken tescil isteminin koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği; İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın reddine karar verilmesinin doğru görüldüğü" gerekçesiyle davalı-birleştirilen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğunu, tapu kaydına güvenerek dükkanı satın aldığını, 2. Hatanın idarenin sorumluluğundan kaynaklandığını, 3. Yargılama giderlerinin vekâlet ücretinin tarafına yükletilmemesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 4. Temliken tescil koşullarının oluştuğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl dava mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i ve kâl, birleştirilen dava temliken tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- birleştirilen davada davacı ... vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi