Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3950 E. 2026/2108 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3950
Karar No
2026/2108
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1477 E., 2025/1392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/23 E., 2024/108 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların 1 39... parselde elbirliği maliklerinden olduklarını, davalılar ..., ... ve ...'ın ise davacılara miras kalan işbu taşınmazda herhangi bir hukuki ilişkiye tâbi olmaksızın oturmakta olduklarını ileri sürerek, davalıların taşınmazda el atmanın önlenmesine, taşınmazın tahliyesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen davada davacılar vekili; yapılan yapının değerinin arazinin değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca evin zemin kullanım alanının davacılar adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu evin ...' dan alınan izinle yapıldığını, iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; 4721 sayılı Kanun'un 724.maddesindeki koşulların oluşmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..davaya konu taşınmazda davalı- birleştirilen davada davacı tarafından üstün bir hakkının ispat edilmediğinden mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği, davalı- birleştirilen davada davacılar tarafından yapı yapılmak suretiyle 145,76 m²'lik kısıma haksız müdahalede bulunulduğu" gerekçesiyle asıl davada el atmanın önlenmesine, 8.460,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı- birleştirilen davada davacılardan alınmasına, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup her bir davacı yönünden kabul edilen dava değeri olan 24.820,00 TL ile birleştirilen davada red edilen dava değeri 2.706,89 TL'nin karar tarihi olan 09.10.2024 tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığı, verilen kararlar miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1 hükmü gereğince kesinlikten reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın kesin mahiyette olmadığını, taşınmazın aynına ilişkin davada taşınmazın tümü değerlendirilerek dava değerinin tespit edilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, ecrimisil; birleştirilen davada 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi uyarınca temliken tescil istemlerine ilişkindir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf kesinlik sınırının altından kaldığından bahisle verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın, yukarıda işaret edilen Kanun değişikliğinden sonra 10.06.2025 tarihinde verildiği, eldeki davanın açıldığı tarih olan 2020 yılı istinaf kesinlik sınırının 5.390,00 TL, asıl davada harçlandırılan değerin ise 74.460,00 TL olduğu belirlenmekle asıl davadaki dava değerlerinin istinaf inceleme sınırının üzerinde olduğu anlaşılmıştır. O hâlde Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davanın esası yönünden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3950, K. 2026/2108, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3950-e-2026-2108-k-bab787f98d03