Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2159 E. 2026/11603 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2159
- Karar No
- 2026/11603
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/313 Esas, 2025/2254 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/66 Esas, 2024/425 Karar
Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 79... parsel ve 84... parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, uğramış olduğu zararın yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu parsellerin altyapı hizmetlerinden faydalanıp faydalanmadıkları araştırılmaksızın tamamen tahmine dayalı puanlama yapılmasının parsellerin değerlerinin düşük çıkmasına sebep olduğunu, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden 79... parsel ve 84... parselin belediye ve diğer kurumlara ait altyapı hizmetlerinden en az emsal parsel kadar faydalandığı aşikâr iken bu hususun dikkate alınmadığını ve emsal parsellere göre kamu kurumlarına ve sosyal yaşam alanlarına daha yakın olmasına rağmen mukayese yüzdesinin hatalı olarak düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmazlara “geometrisi, eğimi, yüz ölçümü, arazi yapısı” bakımından emsal parsele göre haksız olarak daha düşük mukayese oranı verildiğini, karşılaştırma tablosunun ağırlık katsayılarının adil şekilde belirlenmediğini ve puanlama gerekçelerinin de belirtilmediğini, dava konusu taşınmazlar ile emsal parsel arasındaki emlak vergisi mukayesesine, karşılaştırma tablosunda yer verilmediğini, bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda değer tespiti yapılarak hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın kabulü yoluna gidilmesinin yanı sıra arta kalan kısımda Hazine lehine terkinlere, tescil kararlarına yer verilmesinin usul ve içtihatlarına aykırı olduğunu, somut olayda davacı tarafın tazminat talep edebilmesi için tapu kaydının iptal edilmesi gerektiğini, dolayısıyla davalı idare adına davacı tarafın dava açmasının ve tapu iptalini talep etmesinin usul hukuku açısından doğru olmadığını, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava tarihinden yaklaşık 6 yıl önceki emsaller kullanılarak günümüze göre değerlendirme yapılarak bir miktar belirlendiğini, sürekli aynı emsalin kullanılmasının bilimsel olarak objektif olmadığını, taşınmazın makul ve gerçek değerinin saptanmasında dava tarihinin değil, mülkiyet hakkına müdahalenin gerçekleştiği ve zararın doğduğu bu tarihin esas alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın serbest piyasada satılamayacak miktarlarda bedelinin belirlenmesinin devleti ağır bir yük altına soktuğunu ve kamu zararına sebebiyet verdiğini, bu nedenle istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin doğru şekilde dava tarihi olarak alınması ve etrafının meskun mahal olması nedeniyle arsa niteliğinde olan taşınmaz için emsal kıyaslama yöntemine göre değer belirlenmesinin yerinde olduğu, bilirkişi heyetinin kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bilirkişilerce emsal olarak kullanılan 4 73... parsel sayılı taşınmazın değerlendirmeye uygun olduğu, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazların karşılaştırılmasının usulüne uygun olarak yapıldığı, belirlenen bedelin adil ve hakkaniyetli olduğu, ancak davaya konu 79... parsel numaralı taşınmazın 604,61 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, kıyıda kalmayan 70,39 m²lik kısım da dahil edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, harca ilişkin hükmün hatalı tesis edildiği gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.