Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2160 E. 2026/11604 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2160
Karar No
2026/11604
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/558 Esas, 2025/2208 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/82 Esas, 2025/4 Karar

Taraflar arasındaki mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 07... (eski 1053) parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan orman kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazların tamamının orman sınırları içine alındığını ve tapu kaydına şerh konulduğunu, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkillerinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını, davacıların hak sahibi olmadıklarını, davada Hazinenin yasal hasım durumunda olduğunu, yargılama giderlerinden Hazinenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava haksız olduğu gibi bilirkişilerce belirlenen değerin orman vasıflı bir taşınmaz için son derece yüksek olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu gözetilerek bedelin net gelir metoduna göre belirlenmiş olması, hükme esas alınan 21.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özelliklerde gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %90 uygulanması sonucu metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 14.06.2023 tarihi itibarıyla 458,37 TL olarak hesaplanmış olmasında, faiz başlangıç tarihinin dava açılış tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesinde ve hüküm altına alınan yargılama giderinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvursunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacının taşınmazı 24.11.2021 tarihinde satış yoluyla edindiği, taşınmazın bir kısmının orman sınırında kaldığına ilişkin şerhin 20.04.2022 tarihinde konulduğu, eldeki davanın ise 14.06.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak ve dava konusu taşınmazların özelliklerine, dosya kapsamına göre uygun görülen kapitalizasyon faiz ve objektif değer artış oranı uygulanarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2160, K. 2026/11604, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2160-e-2026-11604-k-1916b7949775