Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2103 E. 2026/12651 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2103
- Karar No
- 2026/12651
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/752 Esas, 2025/2181 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/37 Esas, 2024/103 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 15 82... parsel sayılı taşınmaza asfalt yol, park vb. yapılmak suretiyle davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı İdare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı İdare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda var olduğu iddia edilen imalatların müvekkili belediye tarafından yapılmadığını, taşınmaz üzerindeki müdahalenin fiili el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, davacı tarafından el atılmayan kısımlar yönünden de tazminat talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, ... Belediye Başkanlığının dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkına dayalı kullanım hakkının olduğunu, emsal karşılaştırmasının usulüne uygun olarak yapılmadığını ve belirlenen bedelin yüksek olduğunu, ayrıca davacı vekili lehine nispi vekâlet ücretine ve nispi harca hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, asfalt yol, stabilize yol, park vb imalatlar yapılmak suretiyle fiilen bir kısmına el atılan taşınmazın proje bütünlüğü kapsamında tamamına el atıldığı kabul edilerek tamamının bedeline hükmedilmesinde, kamulaştırmadan sorumlu ve yetkili idarenin ... olarak belirlenip hesaplanan tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliği ve konumuna göre dava tarihi itibarıyla 8.608,00 TL/m² birim değer üzerinden belirlenen bedelin uygun olduğu, mahkeme kararında usul ve kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, dava konusu taşınmazın imar planında kısmen yol, kısmen idare tesis alanı ve kısmen park alanında kaldığı gibi fiilen yol yapılarak kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği ve proje bütünlüğü kapsamında hüküm kurulduğu gözetildiğinde eldeki davaya 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ünde yer alan üçüncü fıkranın uygulanma imkanı bulunmadığından nispi harca ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.