Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1364 E. 2026/8764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1364
- Karar No
- 2026/8764
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2142 Esas, 2025/1948 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 69... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek kamulaştırma bedelinin tespitine talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, % 100 objektif değer artış oranının fazla olduğunu, kamulaştırma bedeline uygulanan faizin hatalı işletildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte taşınmazın arsa vasfında olmadığı kabul edilse bile sulu tarım arazisi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, taşınmazın yanından dere geçtiğini, objektif değer artış oranın % 100 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, en az % 300 objektif değer artışı belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi, değer biçilirken de yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi esas alınıp, taşınmazın bulunduğu yer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağının değerlendirilip üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınması, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %5 kapitalizasyon faizi uygulanmasında isabetsizlik olmadığı, ancak taşınmazın bilirkişi kurulu raporundaki özellikleri ve konumuna göre taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla gerçek değerinin belirlenmesi bakımından objektif değer artış oranının %300 olacağı gözetilmeksizin daha düşük oranda objektif değer artışı uygulanmak suretiyle eksik bedel tayininin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrarla kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Kamulaştırma bedeline Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (4) numaralı bendinde yer alan "davanın 4 ay içerisinde bitirilememesi nedeniyle 4 ayın bitim tarihi olan 30.08.2022 tarihinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 13.04.2023 tarihine kadar tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yasal faiz uygulanmasına" ifadelerinin çıkartılması, yerine "dava tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 13.04.2023 tarihine kadar Anayasa'nın 46/son maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına" ifadelerinin yazılması, b) (5) numaralı bendinde yer alan "30.08.2022 tarihinden dairemizin karar tarihi olan 07.11.2025 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına" ifadelerinin çıkartılması, yerine "dava tarihinden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 07.11.2025 tarihine kadar Anayasa'nın 46/son maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına" ifadelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.