Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3066 E. 2026/12627 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3066
Karar No
2026/12627
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3228 Esas, 2025/2158 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/818 Esas, 2024/264 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin paydaşı olduğu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 270 77... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile sosyal tesis alanı olarak ayrıldığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın el atılan kısmının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, hükmedilen vekâlet ücretinin nispi vekâlet ücreti olması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, emsal taşınmazın emsal olma özelliğine sahip bulunmadığını, dava konusu taşınmaz ve emsal taşınmaz mukayesesinin doğru yapılmadığını, taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılan, sosyal tesis alanı olarak ayrılan arsa niteliğinde imar parseli olduğu, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın boş olduğu belirlenmiş olup hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın vasfı arsa olarak kabul edilmek suretiyle emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde, davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmediği; ancak dava tarihi itibarıyla davalı idarenin uzlaşma/anlaşma tutanağı ile kamulaştırma işlemi ile 03.10.2022 tarihinde paydaş olduğu anlaşılmakla, dava konusu taşınmaza fiili el atmanın bulunduğu kabul edilerek, nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve davacı ...'ın 26.03.2025 tarihinde vefat etmesi nedeniyle bu kişiye ait mirasçılık belgesi dosya içerine alınmış ve son tapu kaydının incelenmesinden bu davacıya ait payın mirasçı olan diğer davacılar adına tescil edildiği görülmekle infazda tereddüt oluşmaması için bu hususlar düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca fiilen el atılmayan kısım yönünden maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. .Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısman kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (5) numaralı bendinin çıkarılması, yerine "Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin ve ıslah harcı toplamı olan 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davalı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına," cümlesinin yazılması, vekâlet ücretine ilişkin (9) numaralı bendinde yer alan "682.950,76 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "30.000 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3066, K. 2026/12627, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3066-e-2026-12627-k-92ff6f88659b