Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2042 E. 2026/1464 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2042
Karar No
2026/1464
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/70 E., 2025/835 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/145 E., 2023/269 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in alacağının iflas masasına kaydedilmesi ve alacağının kabul edilmesi için başvuru yaptığını, ancak alacağın tümüyle reddedildiğini, müflis şirketin dava dışı ... SA Şirketinden yaptığı mal alımları, bu alımlar için düzenlenen poliçeler ve İsviçre bankası ...'dan mal alım işlemleri nedeniyle kullandığı krediler nedeniyle ödemediği yüklü miktarda borcu olduğunu, davacının alacağının dava dışı ...'nin müflis şirketten olan tüm alacaklarının 24.01.2018 tarihli “Alacağın Temliki Sözleşmesi” ile temlik alınmasından doğduğunu, davalı müflis şirketin ticari defterlerinde sözü geçen taraflara borçlu olduğu tespit edilemiyor ise bu durumun ancak müflis şirket defterlerinin usulüne aykırı tutulması sonucunda gerçekleşebileceğini, alacağın temlikinden kaynaklanan toplam alacak tutarının 3.611.180,00 USD (iflas tarihi itibariyle karşılığı 21.675.385,71 TL) olduğunu belirterek, Manisa 3. İcra Dairesi'nin 2019/2 İflas sayılı dosyasından düzenlenen 26.03.2021 tarihli sıra cetveline davacı şirketin alacağının kaydının yapılmasına ve sıra cetvelinin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Müflis ... Ticaret İthalat İhracat A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının, Manisa 3. İflas Müdürlüğünün 2019/2 İflas dosyasına yapmış olduğu alacak kaydı talebinin İflas İdaresi tarafından, müflis şirketin defter ve kayıtları -bilirkişi incelemesi ile alacağın mevcut olmadığı tespit edildiğinden yargılamayı gerektirmekte olup, reddine karar verildiğini, davacı tarafından sıra cetveline itiraz/kayıt kabul davasının süresi içerisinde açılmadığını, davacının, alacak kayıt talebi karşısında, İflas İdaresi tarafından iflas dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığını, verilen rapor ile davacının müflis şirkettten alacağının olup olmadığının detaylı bir şekilde incelendiğini ve alacağın mevcut olmadığının tespit edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince listelenen ve ek olarak sunulan 3 adet faturanın toplam tutarı 8.470.796.47 USD olup, 2014 yılı Kasım ayına ait faturalar olduğu, yine davacı vekilince listelenen ve ek olarak sunulan, tarihleri 22.01.2015 - 06.02.2015 dönemini kapsayan 8 adet poliçenin toplam tutarının ise 3.611.180,00 USD olup, keşidecisi ve lehtarı ... S.A olduğu, davacının iddia ettiği alacağın söz konusu faturalardan kaynaklı olduğu kabul edilecek olursa, 8 adet poliçenin toplam tutarının, fatura toplam tutarını karşılaması gerektiği ancak davacı vekilince sunulan bilgi ve belgelere göre böyle bir duruun söz konusu olmadığı, diğer yandan faturaların 2014 yılı Kasım ayına, poliçelerin 2015 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait olduğu, davacının dayanağı faturalar ve poliçelerin hem tarih, hem de tutar olarak uyuşmadığı, bu nedenlerle poliçelerin, faturalarla ilgisi bulunmayan farklı işlemler nedeniyle düzenlenmiş olabileceğinin değerlendirildiği, davacı yanın alacağını ispatlayabilmesi için, faturaları ve bunlara karşılık gelen kambiyo senedi veya başkaca alacak belgelerini sunması gerektiği, davacı tarafça müflis şirketin e-posta kayıtlarına delil olarak dayanılmakta ise de bu kayıtların davacının alacağını ispat için yeterli olmadığı gibi, farklı parti mallar ve farklı gemiler için yapılan ödemelerin e-posta kayıtları üzerinden tespiti ve takibinin de mümkün olmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça, dava konusu edilen ve sıra cetveline kaydı istenen alacağın varlığının ve miktarının ispatlanamadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas dosyası içerisinde alınan 21.02.2021 tarihli raporda müflis şirketin davacıya borcu bulunmadığının bildirilmesine, mahkemece alınan 28.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun iflas dosyası içerisine alınan raporla uyumlu olmasına, kayıt kabul davalarında ispat yükünün davacıda olmasına ve davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilemediğinin anlaşılmasına göre başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a.Bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, ancak mahkemece itirazının, sundukları yazışmaların değerlendirilmediğini,

b.Müflis şirket kayıtlarının gerçeğe ve usulüne aykırı, hatalı düzenlendiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2042, K. 2026/1464, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2042-e-2026-1464-k-605430f5893d