Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2183 E. 2026/1469 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2183
- Karar No
- 2026/1469
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/692 E., 2025/139 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı yüklenici arasında .... Noterliği'nin 16.11.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu, 19.11.20 15... yevmiye no.lu kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili olarak feshine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ... ..., ... ve ...'ın 16.11.2015 tarih ve ... yevmiye no.lu sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davalıdan kaynaklanan gecikme olmadığını, davacı tarafın edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2019/95 Esas, 2021/78 Karar, 04.03.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 2019/95 Esas, 2021/78 Karar, 04.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/778 Esas, 2023/387 Karar, 30.03.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/778 Esas, 2023/387 Karar, 30.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2023/2994 Esas, 2024/3997 Karar, 13.11.2024 tarihli kararı ile taraflar arasında 16.11.2015 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre 6 ay içinde yapı ruhsatının yüklenici tarafından alınmasının kararlaştırıldığı, bu hükme rağmen yüklenicinin sözleşme tarihinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen yapı ruhsatı almadığı, yüklenicinin, dava açıldıktan sonra ruhsat alamamasının nedeni olarak taşınmaz üzerindeki ipoteklerin davacılar tarafından kaldırılmamasını gösterdiği, 6098 sayılı TBK'nın 471. maddesinde düzenlemesini bulan yüklenicinin özen borcu çerçevesinde basiretli bir iş adamı gibi ipoteklerin kaldırılması için arsa sahiplerine ihtarname göndermesi gerekirken bu ödevini yerine getirmediği ve aradan geçen yaklaşık 2 yıllık süre zarfında yapı ruhsatı almadığı, bu şekilde arsa sahipleri açısından tahammül süresinin de aşıldığı görüldüğünden sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine hükmedilmesi, ardından bu karara karşı istinaf isteminin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı görüldüğü belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile sözleşmelerin geriye etkili olarak feshine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Husumet yönünden itirazlarının değerlendirilmediğini,
b. Ruhsatın geç alınmasının yükleniciden kaynaklanmadığını, engelin ortadan kalkmasının akabinde ruhsatın hemen alındığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.