Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1108 E. 2026/1462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1108
- Karar No
- 2026/1462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/888 E., 2025/1966 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/21 E., 2025/27 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; açtıkları tasarrufun iptali davası kabul edildiğinden, taşınmazların satış bedellerinin dosya alacaklısına henüz ödenmeden ve para icra veznesine girmeden önce verilen dilekçeyle satış bedelinin taşınmazı devralan kişinin verdiği ipotekle alacaklı olanlar ile sonradan haciz uygulayan alacaklılardan önce tasarrufun iptali davası alacaklısına iptal edilen tasarruf oranında ödenmesi gerektiğini, ancak sıra cetveline alınmadıklarını, tüm satış bedelinin de rehin alacaklısına ödendiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Şikayet olunan ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; İzmir 4. İcra Dairesi'nin 2018/12990 E. sayılı dosyasından taşınmazların tapu kayıtlarına 13.09.2022 tarihinde haciz konulduğunu, haciz tarihlerinin taşınmazların 02.06.2021 cebri satış tarihinden çok sonra olduğunu, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/502 E., 2022/298 K. sayılı tasarrufun iptali davasında ise "şikayet olunandır" şerhinin 12.09.2022 tarihinde konulduğunu, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/502 Esas sayılı ve İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/503 E. sayılı dosyalardan 08.11.20 18... .11.2018 tarihinde konulan ihtiyati hacizlerin 15.04.20 19... .05.2019 tarihlerinde tapu kayıtlarından terkin edildiğini, taşınmazların üzerinde iddia edildiği üzere satış tarihinden önce şerh edilen bir ihtiyati haciz veya haciz şerhi bulunmadığını, sıra cetvelinin iptali talepli olarak İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/947 Esas sayılı dosyasından da dava açıldığını, İİK'nın 100. maddesi uyarınca davacı tarafın hacze katılma şartlarını taşımaması ve vezneye giren paraların, ilk haczi koyduran alacaklı olarak müvekkili banka nam ve hesabına vezneye alınmış olmasından bahisle şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde; sıra cetvelinde müvekkiline ayrılmış pay bulunmadığını beyanla şikayetin reddini istemiştir. 3. Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde; hazırlanan sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/502 E. sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davasının müvekkilleri lehine 01.09.2022 tarihinde neticelendiği ve kararın kesinleştiğini, akabinde sıra cetveline konu taşınmazlar yönünden 01.09.2022 ilam tarihi itibariyle İzmir 4. İcra Dairesi 2018/12990 E. sayılı dosya alacağıyla sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verildiğini, İzmir 4. İcra Dairesi'nin 2018/12990 E. sayılı dosyasından taşınmazların tapu kayıtlarına 13.09.2022 tarihinde haciz koyulduğunu, haciz tarihlerinin taşınmazların 02.06.2021 cebri satış tarihinden çok sonra olduğunu, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/502 E., 2022/298 K. sayılı tasarrufun iptali davasında ise "şikayet olunandır" şerhinin 12.09.2022 tarihinde konulduğunu, ayrıca şikayetçilerin taraf ehliyeti bulunmadığını beyanla şikayetin reddini istemiştir.
4. Şikayet olunan ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili bankaya dava yöneltilmesinde hukuki yarar olmadığını, müvekkili bankaya sıra cetvelinde pay ayrılmadığını beyanla şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptali davasını kazananın yapılan ihaleden elde edilen parada önceliğinin bulunduğu konusunda yasal bir düzenleme bulunmadığı, tasarrufun iptali davasının kabul ile sonuçlanması halinde satış ile üçüncü kişiye geçen mülkiyetin borçluya geri dönmediği, yalnızca alacaklıya üçüncü kişiye ait taşınmaz üzerine haciz koydurarak sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkânı verdiği, bu durumun tasarrufun iptali kararlarından dolayı haczin bulunması durumunda gerçekleşebildiği, somut olayda her ne kadar İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/502 E., 2022/298 K. sayılı ilam ile ihalesi yapılan gayrimenkullerde cebri icra yetkisi tanınmak suretiyle tasarrufun iptaline karar verilmiş ise de, ihalesi yapılan ve bedelinin icra veznesine girdiği 11.06.2021 tarihinde şikayetçi lehine gayrimenkullerin kaydına işlenmiş herhangi bir ihtiyati haciz kararı ya da şerhi bulunmadığı, şikayetçinin tasarrufun iptali kararlarından dolayı haciz konulmadığından İİK'nın 100., 138., 140. ve 206. maddelerine göre sıraya alınamayacağı, sıraya alınmamasının kanun gereği olduğu anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun 28.12.2023 tarihli sıra cetvelinin iptali yönündeki şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların ihale tarihi olan 11.06.2021 tarihi itibariyle şikayetçinin taşınmazlar üzerinde haczi bulunmadığı anlaşıldığından derece kararında kendisine pay ayrılamayacağının anlaşılmasına göre başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde;
Tasarrufun iptali davasını kazanan alacaklının iptal edilen tasarruftan öncelikle alacağını alma hakkı olduğunu, sonradan lehine ipotek tesis edilen alacaklılar ile haciz uygulayan alacaklıların iptal edilmiş tasarruf oranında davayı kazanmış alacaklıya karşı önceliği olmadığını, bu nedenle davayı kazanan alacaklıya iptal edilen tasarruf oranında taşınmazı devralan kişinin verdiği ipotekle alacaklı olanlar ile sonradan haciz uygulayan alacaklılardan önce ödeme yapılması gerektiğini, şikayetçinin tasarrufun iptali davasını kazanarak cebri icra yetkisi aldığını, şikayet olunan bankanın ipoteğinin, iptale konu olan tasarruftan sonra, taşınmazı devralan üçüncü kişi (...) üzerinde iken veya devir sürecinde tesis edildiğini, tasarrufun iptali kararının, bu devri şikayetçi açısından geçersiz kıldığından, devralan kişinin (veya onun borcundan dolayı) tesis ettiği ipoteğin, şikayetçinin alacağına karşı bir önceliği bulunamayacağını, mahkemenin, satış tarihinde haciz şerhi arayan yaklaşımının, tasarrufun iptali davasının "geriye etkili" sonuçlarını yok saydığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.