Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4256 E. 2026/1732 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4256
- Karar No
- 2026/1732
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/909 E., 2025/932 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/42 E., 2025/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ...-Kent Site Yöneticiliği vekili dava dilekçesinde; davacı sitenin 3 69... parselde kayıtlı arazi üzerinde kain olduğunu, davalının 3 70... parsel sayılı taşınmaza malik olduğunu, sitenin denize kıyısı bulunmadığını, davalı taşınmazını kullanmadan iskele ve plajın bulunduğu alana ulaşmanın mümkün olmadığını, uzun yıllardır davacı ... sakinleri tarafından sahile ulaşmak için davalının taşınmazının kullanıldığını ileri sürerek davalıya ait 3 70... parseldeki taşınmazın bir kısmının bedel ödenerek daimi ... irtifakının kurulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında sunduğu beyan dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı taşınmazının genel yola cepheli olması nedeniyle ... ihtiyacı bulunmadığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı, sahile ulaşmak için yolu bulunmayan taşınmazların TMK’nın 747. maddesi anlamında ... ihtiyacı içinde bulunmadığı, teknik bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ... hakkı istenen bölgede imar planı bulunduğu, o halde dava, davacının imar planı ve imar yollarının da bulunduğu bölgede yer alan ve denize daha yakın olan davalıya ait 3 70... parsel sayılı taşınmaz üzerinden sahile geçişi sağlar nitelikte ... hakkı kurulması istemiyle açıldığı, kanunun tanımadığı ve kurmadığı nitelikte bir hakkın yargı yoluyla tesis edilemeyeceği" gerekçesiyle davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilerek davalı lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "3 69... parsel sayılı taşınmazın genel yola cepheli olduğu, bu nedenle ... ihtiyacı bulunmadığı hususunda tereddüt bulunmadığı, sahile ulaşmak için yolu bulunmayan taşınmazların TMK’nın 747. maddesi anlamında ... ihtiyacı içinde bulunduğunun söylenemeyeceği, her ne kadar davacı taraf davasını TMK’nın 748.maddesine de dayandırmış ise de, madde metninde belirtilen "Taşınmaz malikinin taşınmazını işletme veya iyileştirme ya da taşınmazı üzerinde yapı yapma amacıyla" şeklinde belirtilen şartların da gerçekleştiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından, yerel mahkemece yazılı gerekçelerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği, ancak davalı aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği gözetildiğinde, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettiren davalı lehine maktu vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... hakkı talebinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 748. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bildirmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... hakkı tesisi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.