Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3724 E. 2026/1733 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3724
Karar No
2026/1733
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1159 E., 2025/1424 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/668 E., 2025/46 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin de maliklerinden biri olduğu ve elbirliği mülkiyeti halinde bulunan dava konusu 1407 ada ve 6 parsel sayılı taşınmaz hakkında Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/2633 Esas sayılı dosyasında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, davaya konu taşınmaz üzerindeki muhdesatın müvekkiline ait olduğunu, söz konusu muhdesatı müvekkilinin inşa ettiğini ve tüm bakımlarıyla tek başına ilgilendiğini, taşınmazın miras nedeniyle elbirliği mülkiyetinde bulunduğunu belirterek muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep hakkının zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan konut/apartman/mesken ve diğer muhdesatın davacıya ait olmadığını, davacı tarafından inşa edildiği ve bakımlarının yapıldığı yönündeki beyan ve iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacı ve davalının kardeş olup, dava konusu taşınmaz ve üzerindeki muhdesatın miras yoluyla davacı ve müvekkiline intikal ettiğini, davacının ve davacının damadı olan dava dışı Sinan Önder isimli şahsın dava konusu taşınmazdaki davalının hakkı ve hissesine haksız müdahalesinin söz konusu olduğunu, bu hususta açılan müdahalenin meni ve ecrimisil davalarının derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1407 ada ve 6 parsel sayılı taşınmaz hakkında Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/2633 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı, dava konusu taşınmazda davacı ve davalının elbirliği halinde malik oldukları, bilirkişi raporlarında tanık beyanlarındaki binanın yıkılıp yıkılmadığı ve ayrıca binanın tespit edilebiliyorsa üst katının hangi tarihte yapıldığının, hava fotoğrafları, ortofoto görüntüleri ve uydu görüntüleri kullanılarak incelendiğinde, 2007-2023 yılları arasında yapının tespit edildiği ve bu yıllar arasında yapının yıkıldığıyla ilgili herhangi bir bulgunun bulunmadığı, 2013 yılı mayıs ayında bir eklenti yapıldığının tespit edildiği ve yapının 2007-2022 yıllarında üstünde çatı olmadığı, çatının 2023 yılında yapıldığının tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın zemin katının ve 1. katının tarafların murisi Hüseyin Temiz tarafından meydana getirildiğinin, 2. katının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu muhdesatın tümüyle müvekkili tarafından inşa edildiği ve bakımlarıyla ilgilenildiğini, bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelerin hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın ikinci katının davacı ... tarafından yaptırıldığının somut ve kesin maddi deliller ile ispatlanamadığını, dinlenen tanık ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğunu, tanık ... tarafından maddi gerçeği olduğu gibi aktaran beyanlarda bulunulduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın adiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3724, K. 2026/1733, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3724-e-2026-1733-k-23f89658429b