Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4241 E. 2026/2904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4241
Karar No
2026/2904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1466 E., 2025/1509 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/611 E., 2024/209 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...-Teknik Yapılar San. ve Tic. A.Ş. arasında taşınmaz satış sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme uyarınca 34 00... pafta 3 parsel A Blok, Kat 22, 210 numaralı daireyi satın alındığını, bağımsız bölümün teslim edildiğini, satış bedelinin ödendiğini fakat davalı tarafından taşınmazın davacı adına tescil edilmediğini belirterek taşınmazın takyidatsız olarak davacı adına tescilini, olmazsa tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada ise, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı tarafın dava konusu ile ilgili olmayan geç teslime ilişkin iddialarının dayanaksız ve yersiz olduğunu, davacı taraf 30.03.2017 tarihinde imzaladığı teslim tutanağı ile taşınmazın sözleşmeye teknik şartnameye ve standartlara uygun olarak inşa edilmiş kusursuz ve eksiksiz olarak teslim aldığını kabul ve beyan ettiğini, taşınmazın tapuda devri için gerekli vekâletnameyi vermediği gibi resmî merasime de katılmayarak müvekkili Şirketin tapuyu devretmesini imkansız kıldığını, taşınmaz üzerindeki ipotek tapuda devir işlemleri ile eş zamanlı olarak kaldırılmakta olup gerekli vekâleti vermeyen ve tapudaki resmî merasime katılmayan davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davalı Türkiye ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ipotek tarihinde davalı Şirketin malik olduğunu, tapuya güven ilkesi uyarınca hareket edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine, birleştirilen dava (İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesinin 2020/866 Esas sayılı dosyası) yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davalı Türkiye ... Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davalı Türkiye ... Bankası A.Ş. vekili; dava konusu ihtilaf bakımından asliye ticaret/asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkili Bankanın taraf sıfatı bulunmadığını, buna göre; davacının taleplerini müvekkili Bankaya değil sadece diğer davalı ... A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde herhangi bir takyidat olmaması nedeni ile müvekkili Banka tarafından dava konusu bağımsız bölüm üzerine 19.01.2017 tarihinde ipotek konulduğunu, gayrimenkulün tapu kayıtlarında satış vaadine ilişkin şerh bulunmazken bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığını gösterdiğini, müvekkili Bankanın, işbu davada "iyiniyetli üçüncü kişi" konumunda olup, ipotek tesis tarihinde müvekkil Bankanın taşınmazın satılıp satılmadığını araştırma veya mali tabloları inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili Banka tarafından söz konusu taşınmaza ait tapu kayıtları "iyiniyet, tapuya güven ve alenilik ilkeleri" çerçevesinde ayrıntılı bir şekilde incelenmiş olup, yargılamaya konu taşınmaz ipotek alınmadan önce 06.01.2017 tarihinde ekspertiz incelemesi dâhi yaptırıldığını, müvekkili Bankanın huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aksine, haksız bir şekilde aleyhine açılan davayı 5 yıl boyunca takip ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava, düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tüm takyidatlardan ari tescil, maddi tazminat, olmadığı taktirde ödenen bedellerin tahsili; birleştirilen dava ipoteğin terkini istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4241, K. 2026/2904, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4241-e-2026-2904-k-e0d0b5d0d5c7