Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4195 E. 2026/2090 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4195
Karar No
2026/2090
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1097 E., 2025/1003 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/125 E., 2024/324 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi ... ...'nin 29.08.2002 tarihli düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 6 02... parsel (eski 1761 parsel) sayılı taşınmazı davacıya satmayı vaat ettiğini, satış bedelinin ödendiğini iddia ederek dava konusu taşınmazda davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, sözleşmenin gabin nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "...Köy Kanunu uyarınca tahsisi yapılan yerlerin on yıl içinde satışları yasak olup, satış vaadi sözleşmesi bir ön akit niteliğinde olduğundan yapılan satış vaadi geçerlidir. Ancak 10 yıllık süre içinde bu satış vaadinin ifa olanağı olmayıp 10 yıllık süreden sonra ifa olanağı doğmaya başlar. Dava konusu taşınmaz 15/04/1999 tarihinde davalıların murisi adına tescil edilmiştir. Sözleşmenin ifa olanağı 15/04/2009 tarihinde başlamıştır. Davalılar tarafından zamanaşımı def'i öne sürülmüştür. İfa olanağının başladığı tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin tapuya şerh edilmesi zamanaşımı süresini uzatmaz. Sözleşmenin incelemesinde taşınmazın kullanımının davacıya bırakıldığı belirtilmemektedir. Dosya kapsamındaki delillere göre de taşınmazın fiilen kullanımının davacıda olduğunu söylemek mümkün değildir." gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların tapu kaydındaki satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkini için dava açtığını, mahkeme kararında 442 sayılı Köy Kanunu'na tâbi taşınmazlar hakkında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin yapılabileceği ancak 10 yıllık süre içerisinde ifa olanağının mümkün olmadığını, 10 yıllık süre geçtikten sonra ifa imkânının bulunduğunun belirlendiğini, davacının davaya konu sözleşmeyi 13.09.2017 tarihinde tapuya şerh ettirdiğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolmadığını, sözleşmenin zaman aşımına uğramasından anlaşılması gereken 10 yıllık süre içinde tapu ya şerh edilmesi olup tapuya şerh edildikten sonraki 5 yıl içinde tapu iptali ve tescil davasının açılmasını öngören zamanaşımı süresini ortadan kaldırmayacağını, davalıların açtığı şerhin terkini davasının 5 yıllık zamanaşımını kesen bir dava olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar lehine takdir edilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4195, K. 2026/2090, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4195-e-2026-2090-k-0c3898241793