Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3517 E. 2026/1117 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3517
Karar No
2026/1117
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/410 E., 2025/516 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/114 E., 2025/10 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin davalılardan ... vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .................. tarafından müvekkili ... lehine noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 22 numaralı bağımsız bölüme ilişkin satış vaadinde bulunulduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimi ifa ettiğini, satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh edildiğini, davalının taşınmazı satış vaadi sözleşmesinin varlığını bilerek satın aldığını, bu nedenle husumetin davalıya yöneltildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı müvekkiline bizzat davacı ... ...nin eski malik ...vekili olarak sattığını, müvekkilinin davacının önceki malik ...........'den aldığı satış vekaletine güvenerek taşınmazı satın aldığını, davacının bizzat satış vekaleti ile sattığı taşınmaz hakkında bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının iyiniyetli olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte taşınmaz üzeride Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/284 Esas sayılı dosyasından konulan ihtiyati tedbir bulunduğunu, bu nedenle satış vaadi sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olup tapu kaydına güvenerek işlem yaptığını, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yok hükmünde olduğunu, davacının iddialarının iyiniyet ve dürüstlük kurallarına uymadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazın satışını vekaleten yapmasından sonra satış vaadi sözleşmesinin ifasını istemesinin iyiniyet ve dürüstlük kuralına uymadığını, sözleşme kurulduğu esnada yok hükmünde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddialarını ispatladığı, sözleşmenin geçerli olup bedelin ödendiği gerekçesi ile davanın kabulüne 22 No.lu bağımsız bölümde davalı ... Sanayi Ticaret Ltd. Şirketine ait tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği aynı tarihte eski malikten taşınmazın satışına ilişkin vekaletname aldığını, satış vekaleti ile ifa yerine geçtiğini, sözleşme alacaklısının taşınmazı satış vekaleti ile bizzat devretmesi ile sözleşmenin alacaklı yönünden geçerliliğini kaybettiğini, müvekkilinin sözleşme alacaklısı olan ve satışa yetkili vekaletname ile satışı yapan davacıya güvenerek bedeli ödediğini, müvekkilinin iyiniyetli davacının kötüniyetli olduğunu, davacının dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin delillerinin toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, işin esası yönünden temyiz edenin sıfatına göre diğer temyiz sebepleri yönünden tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle; işin esası yönünden temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3517, K. 2026/1117, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3517-e-2026-1117-k-d3b20d2d047a