Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3523 E. 2026/1112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3523
Karar No
2026/1112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/381 E., 2025/1152 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/158 E., 2023/502 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi olan ...'nın 04.01.2023 tarihli veraset ilâmında davalının mirasçı olarak gösterildiğini, ... ile davalının boşanma davası devam ederken ...’nın öldüğünü, ölümünden sonra kusur tespiti yönünden müvekkilinin davayı takip ettiğini, davalının kusurlu olduğunun Ankara 4. Aile Mahkemesinin 2022/86 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama ile tespit edilmiş olup kararın kesinleştiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 181/1 ve 181/2 hükümleri gereğince davalının mirasçı olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, 04.01.2023 tarihli veraset ilâmının iptali ile yeni bir veraset ilâmı düzenlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; boşanma davası esnasında sağ kalan eşin, mirasbırakan eşin ölümü anında boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olsa da ölen eşin mirasçısı olacağını, sağ kalan eşin mirasçılığına son verecek kusurun zina, cana kast gibi ağır kusurların olması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 4. Aile Mahkemesinin 2022/86 Esasında görülen boşanma davasında 4721 sayılı Kanun'un 181/2 hükmü gereği davalının kusurlu olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kusurlu eş olan davalının 4721 sayılı Kanun'un 181/1 hükmüne atıf yapan 181/2 hükmü gereği ...'nın mirasçısı olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne,.............. Noterliğinin 04.01.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı veraset ilâmının iptaline, ...'nın 14.05.2020 tarihinde ölümü ile terekesi 6 pay kabul edilerek, 3 payının ...'ya, 1 payının ...'ya, 1 payının ...........ya (..........), 1 payının ...'ya aidiyetine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile boşanmada kusurlu eş olan davalı ...'nın ölen eşe mirasçı olamayacağından Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin mirasçılığına son verecek bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin talebi ile verilen Tosya Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli veraset ilâmı var iken davacının 04.01.2023 tarihli mirasçılık belgesini aldığını, aynı kişi hakkında 2 veraset belgesi olduğundan ilk veraset belgesinin iptalini içermeyen davacı talebinin yok hükmündeki bir belgenin iptali niteliğinde olduğundan hukuki yarar bulunmadığını, hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3523, K. 2026/1112, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3523-e-2026-1112-k-687e0b57ba1d