Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9423 E. 2026/3964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9423
- Karar No
- 2026/3964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1948 E., 2025/4291 K. DAVA TARİHİ : 17.02.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ermenek 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2025/30 E., 2025/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 04.10.2000-21.12.2023 tarihleri arasında aralıksız bir şekilde muhasebeci olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından müvekkilinin iş sözleşmesinin 21.12.2023 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davalı işyerinde haftada 6 gün sabah 08.00, 08.30 ile akşam 18.30, 19.00 saatleri arasında çalıştığını ancak ücretinin ödenmediğini, yaklaşık 220-230 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalışmasına ilişkin kayıtlar doğrultusunda ücret ödemelerinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 04.10.2000-21.12.2023 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalıştığı, bu sürenin belirlenmesinde ... Kurumu kaydının ve tanık anlatımlarının belirleyici olduğu, davacının hizmet döküm cetvelinde yer alan şirketlerin ortaklık yapısı ve bu konudaki tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde hizmet döküm cetvelinde yer alan şirketler arasında organik bağ bulunduğu, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı sebeple fesih olgusu ispatlanamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiği, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı; ayrıca ücret ve yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının Ağustos 2023 ve sonrasına dair fiilî çalışması olmamasına rağmen kendisine bu dönemler için ücret ödenmesine karar verilmesinin ve iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı sebeple feshedilmesine rağmen kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının tüm çalışma hayatının müvekkili Şirket uhdesinde kabul edilmesinin haksız olduğunu, 3. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin hesaplanmasında tek tanık beyanına itibar edilmesinin yerinde olmadığını, 4. Davacının uzun süre yıllık ücretli izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 5. Müvekkili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet süresi, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.