Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2931 E. 2026/1069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2931
- Karar No
- 2026/1069
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2097 E., 2025/646 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/37 E., 2023/188 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... oğlu .... isimli kişi için Burdur Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/88 Esas sayılı dosyası ile 3561 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre davalı Kurumun kayyım olarak atandığını, 6 65... parsel sayılı taşınmazın satışından gelen 17.280,49 TL’nin 10 yıl boyunca idare edildiğini ileri sürerek, bu bedelin müvekkiline intikalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kayyım vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... oğlu ... adına yönetim kayyımı olarak atanmasını istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Burdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2023/37 Esas, 2023/188 Karar sayılı kararında "...gaipliği talep edilen ... oğlu ..... tayin edilen kayyımlığın temsil kayyımlığına ilişkin olduğu, TMK'nın 477/1 maddesinde temsil kayyımlığının, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitmesiyle sona ereceğinin düzenlendiği, bu durumda yönetim kayyımı atanmadığı gibi TMK'nın 588. maddesinde öngörülen on yıllık resmi yönetimden ve gaiplik koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 20.03.2025 tarihli ve 2023/2097 Esas, 2025/646 Karar sayılı kararında "...ortaklığın giderilmesi davasında kimliği tespit edilemeyip adresi bulunamayan paydaş ... oğlu ... temsil etmek üzere kayyımın atandığı, Türk Medeni Kanunu’nun 477/1 maddesinde temsil kayyımlığının, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitmesiyle sona ereceğinin düzenlendiği, bu durumda dava konusu taşınmaza yönetim kayyımının atanmadığı..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Defterdarın temsil kayyımı olarak atanmasının imkanının kanunen bulunmadığını, 2. Atanan kayyımın yönetim kayyımı olduğunu, 3. ... oğlu ...’nın malvarlığının 10 yıl boyunca yönetildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi uyarınca gaiplik ve malvarlığının Hazineye intikali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.